Dosta mektup

 cilekbahcesi yazmış

Ah be gülüm bilmiyorsun evin güzel olmuş, istediğin kadar büyük olmuş, istersen hanların, sarayların olmuş ne çıkar. Yanımda bir dost olmayınca napayım ben onları.

Hep aklımdasın biliyor musun? Hani çocuklarımızın didişmelerinden oturup iki çift laf edememekten yakınırdık ya hep, keşke gene onlar birbirlerini yeseler de biz konuşmak için zaman bulmaya çalışsak ama yine beraber olabilseydik.

Biliyorum bu mesafeler bizim dostluğumuzu öldürmez ama yine de koyuyor be gülüm.

Ben anladım ki, bir dost sana yakın olan tüm insanlardan daha değerliymiş. Ne ana, ne baba, ne başkası tutmazmış onun yerini. Seni nasıl arıyorum bir bilsen.

Bu gün yine yanlızlık türküsü söylüyor dilim. Kulaklarım hep senin sesinle çınladı durdu. Bugün yine fena vurdu beni bu gurbet.

Yine göz yaşlarımı tutamadım, sadece gizlemeye çalıştım oğlumdan. Görüp te üzülmesin diye. Biliyorsun nasılda içli bir çocuk. Yoksa hemen başlardı “Annecim niye ağlıyorsun, bak sen ağlayınca ben çok üzülüyorum ama bak ben de ağlarım şimdi” diye.

Bir de bir güzel teselli eder ki kerata, büyük adam gibi, bi görseydin. Geçenlerde kahretti beni, başladı bana bağırmaya, “Sevmiyorum ben bu evi, burası hiç güzel değil. Götür beni İzmir’e” diye.

Ah oğlum, ben istemez miyim gitmeyi ama işte şartlar bu şartlar varya. İnsanın ana avrat küfredesi geliyor şöyle en hakikatlisinden. Neye yarar ki…

Neyi özledim en çok sen Türk kahvesi içmek isterdin ya, ben de seni kırmamak için iyi derdim. Sonra tellendire tellendire sigaraları, hele bir de çocuklarıda uyutabilirsek oh değmeyin keyfimize.

Hani hatırlıyor musun, bi’ gün sana geldiğimde nasılda yatıp uyumuştum saatlerce, sen de zavallım iki haşeri çocukla kalmıştın. Kıyamam, bir de üstümü örtmüşsün o sıcak da, hani yatanın üstüne kar yağarmış lafından dolayı.

Sonra bir de, hani bir gün abartmışız biz sigarayı, küllükler dolup taşmıştı. Zaten bizim bu sigara muhabbetinden dolayı bir türlü mutfakdan çıkıp da salona geçemezdik. Akşam da Osman gelince çöpte görmüş de hani “Off bu ne ya, kim vardı ki bu gün evde” diye sana sorunca benim olduğumu söylemişsin. O da sana “Delirmiş mi bu kız, bu kadar da içilir mi canım” demiş.

Tabi, garibim bilse karısının da benim yanımda zehirlendiğini. Valla senin sabrını hep takdir etmişimdir de, yanlız bu da başka bir şey canım. Sen hem sigara iç, hem de kocana çaktırma, ki üstelik hiç kullanmamış birine. Aman yerin kulağı vardır hişşttt.

Neyse gülüm, işte bu günde böyle geçtii. Hep seninle geçirdiğim günleri kendi kendime yad ede ede. Serdar da 23.00′de geldi bugün. Oğlan zaten sürekli benimle oyıun oynamak istemesinden ben gene bitiremedim senin mektubu.

Biliyorum sen çokdan bitirdin, güya ben demiştim sana di mi ayrılırken “Mektuplaşalım, benim için mektuplar çok önemlidir” diye. Ama valla oğlumdan fırsat bulamıyorum ki. Ama sana şunu söyleyeyim, mektubumu senden önce başkaları okuyacak dersem bana kızma olur mu?

Ne yapayım, birileriyle paylaşmalıydım bu mektubu ve seninle olan dostluğumun güzelliğini.

Neyse, benden bu kadar şimdilik. Oğlan süt istiyor, inşallah hemen uyur da bakarsın ben devam ederim yine mekuba kaldığım yerden.

Gönlü güzel, kendi güzel, kardeşten öte, arkadaşdan yakın, dostum benim. Hep böyle kal. Kucak dolusu sevgiler.

11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.64 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.64 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.64 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.64 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.64 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , ,


2 Ekim, Salı , 2007

Öneri: (Sponsor)

12 Yorum yapılmış

  1. +1
     
    zombie

    Salı, Ekim 2nd, 2007:

    Çok güzel ve içten olmuş derya ablacım ellerine,yüreğine sağlık

  2. -1
     
    reddark

    Salı, Ekim 2nd, 2007:

    güzel bi yazı olmuş emeğinize sağlık

  3. -1
     
    centaur

    Salı, Ekim 2nd, 2007:

    ellerine yüreğine sağlık… güzel ve içten bir yazı…

  4. -1
     
    Ceyhun

    Salı, Ekim 2nd, 2007:

    mektubu sahibinden once okuduk yani.guzel olmus yazi.
    simdiki zamanda eger insanlar yanyanaysa arkadaslik dostluk devam ediyor, eger uzaklara giden birileri varsa aramalar mailler gun gectikce azaliyo.gun geliyo bitiyo.eger tektuk kalmis uzak da olsa dostluklari devam ettirme cabasi gorursek de imreniyoz iste.

  5. -1
     
    helegubban

    Salı, Ekim 2nd, 2007:

    Ablacım yarama öyle bir bastın kanattın ki hiç sorma gitsin ağlıyorum şimdi kim susturacak beni yaa :(
    Ellerine yüreğine sağlık çok beğendim çok güzel ve içten olmuş(F)

  6. +1
     
    herakles

    Salı, Ekim 2nd, 2007:

    Ellerine sağlık çok güzel olmuş.Bide bu yazı bazılarımıza yada hepimize dostlarımıızn değerini bilmemiz gerektiğinide hatırlatmıştır.Şimdi bak kötü oldum benim can dostum geldi aklıma lisede beri hiç ayrılmadık.Ünv. de bile aynı sınıflara düşürdü bizi kader.Güzel olmuş güselll:))

  7. +1
     
    konsolos35

    Salı, Ekim 2nd, 2007:

    mektup iyide özelini neden paylaşma isteği duyupta burda yayınlıyorsun onu anlayabilmiş değilim. sadece bir mektup yani sonuçta… yüreğinin götürdüğü yere git tarzı bir yazı dizisimi oluşturmaya çalışıyorsun ki? bu mektubu yoluyormusun onuda merak etmiyor değilim. artık iletişimin çağ atladığı bir dönemde duygularını kağıta dökeceksin, postaneye kadar yürüyeceksin, mektubu atacaksın. ulaştığından haberdar olmayacaksın v. s.
    çilekeş bir yol bence iletişim kurmak için…

  8. +1
     
    semich07

    Çarşamba, Ekim 3rd, 2007:

    gerçek dost,harika,elinize sağlık…

  9. +1
     
    cilekbahcesi

    Çarşamba, Ekim 3rd, 2007:

    evet aynen konsolos 35 hiç üşenmem giderim postaneye ellerimle teslim ederim.ayrıca burada yazı yazarken insanlar bitmiş aşklarını bile bahsediyorlar bu özel olmuyor mu?işte senin gibi düşünen insanlar için şu mektup yazan kişi sayısı parmaklarımızın sayısını geçmez.yazmak duyguların en güzel anlatım şeklidir bence,böyle msn,telefon bir iletişim aracı olabilir ama mektubun yerini hiç bir şey tutamaz.hele o mektubu beklemenin heyecanı bir başkadır;bilen bilir.tüm yorum yapan arkadaşlara teşekkürler.

  10. Çarşamba, Kasım 28th, 2007:

    mektup yazmak istiyorum, mektup almak istiyorum. insanın duygularını bu denli güzel açığa vurabilen bir başka yazı türü daha var mıdır bilmiyorum. kağıt, kalem, kişinin kendi el yazısı, akarak gelen düşünceler, elden kağıda süzülen sözcükler ve hep anlatılamayanın doldurduğu satır araları..

  11. +2
     
    buket

    Salı, Ocak 29th, 2008:

    dostum 10 yılık desem ama diyemiyorum ama içimi dökmeye ihtiyacım var adı fatmaydı 10 yıllık arkadaşımdı onun bunları okumasını okadar isterdim ki amalar işte.herşeyi paylaştık onunla ilk cafeye gidişimiz,paramızı biriktirip cinemaya gidişimiz hersey bir bir aklımda ama araya gurur girdi araya sevgili girdi sevdigi insanın kaprislerini kaldırması onun üzülmesini istememem ona kendini üzme oda biraz anlasın degerini demem beni onun gözünde onun mutlulugunu istemiyor durumunu yarattı.şuan 7 aydır görüşmüyoruz hep aklımda o var kalbim çok kırık ne yapacagımı bilmiyorum acaba aklına geliyormuyum ben onun 10 yıllık arkadaşıydım ben okadar kötü bir insanmıydım ki beni bir çırpıda sildi çok zor günlerimizde bile yanyanaydık ama sevgili daha agır bastıki beni anlamayı bıraktı dostun acısı bambaşkaymış unutmam lazım ama unutamıyorum şimdi ne yapıyor diyorum yürek sesimi susturamıyorum biliyomusunuz dogum günümde aramasından çok e-mail atmasını okadar çok bekledim ki ama atmadı kendime üzülüyorum o beni unutmuş mutlu onun gözünde hiç bir degerim yokmuş bunun acısı çok başka 27 mart dogum günü ben unutmadım unutamıyorum bunun acısı ne zaman geçecek en ufak bişeyde bile o geliyo aklımaaaaaaaaaa

  12.  
    burcu

    Salı, Eylül 16th, 2008:

    buketcim ben yazdıklarını okudum ve çok etkilendim belki bu yorumum sana biraz tesselli olur diye dusunuyorum dostluk ve arkadaşlık kalmadı buna inan aslında var ama herşey sahte olmuş dostlukta… eger seni sevdigi için dostlugunu ve yaşadıgınız onca şeyi bitrdiyse bırak gitsin hakettigi yerdedeir unutma dosttun şunu ögrenememiş sevgilinin gecici dostlukların kalıcı oldugunu unutmasın sevgililisi birgun çekip gittiginde gözyaşlarını silmen için gelicegi yer senin yanındır unutma:D

Dosta mektup başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress