Dünyayı kurtaramayan adam
tinedenmar yazmış
Evet efendim, benim de büyük hayallerim oldu. Ben de “Büyüyünce astronot olacağım” demiştim küçükken. Issız bir adaya düşsem nasıl hayatta kalacağımı planladım bin kere. Ve Geleceğe Dönüş‘ü izledikten sonra kendi zaman makinemle tarihi yeniden yazmayı kurdum uykularımda.
Peki ne oldu? Hiç kimse dünyayı kurtarmamı istemedi dostlarım. Etrafımda olağanüstü icatlar yapan, asosyal kaçık mucitler göremedim. Ve ben de dahi bir çocuk değildim.
Bir süre sonra hayallerinize gülerken yakalıyorsunuz kendinizi. Arkadaşınız hakkınızda aşağılayıcı bir şaka yaptığında, tek derdiniz dişinizin kovuğuna sıkışmış et parçasını çıkarmaya çalışmak oluyor.
Tuvaletleri daha temiz olduğu için kütüphaneye gittiğinizi fark ettiğinizde, “Dünyanın en yüzeysel adamı” olup çıktığınızı anlıyor, nihayet bir konuda “en” olabildiğiniz için seviniyorsunuz bile.
Her şeyi geride bırakarak çıkıp gidemedim dostlarım, gidemedim. Yaşamanın anlamı nedir? Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Milyarlarca senelik tarihi olan milyarlarca ışık yılı büyüklüğündeki evrende var olmamın anlamı nedir? Bir anlamı var mı? Ölmenin?
Ne muazzam geçmişi ve geleceği ne de büyüklüğüyle evren hiç umrumda değil. Mantıken umrumda olmalı, hepimizin umurunda olmalı; ama öyle değil.
Birkaç insanla olan ikili ilişkilerim ise çok umrumda. Hocaların tavırları ve arkadaşlarımın, elbette tanıdığım kızların her hareketi. Hepsi beynimde inanılmaz yer işgal ediyor.
Varsa yoksa dünyam, kaygılarım bu birkaç insan, halletmem gereken birkaç mesele, çekmem gereken üç beş çile, beklemem gereken beş on günden ibaret. Sanki görünmez bir kafesin içindeyim. Sanki çoğumuz kendi kafeslerimizde geçinip gidiyoruz.
Kaçmak fikri buradan kaynaklanıyor. Kafesin tekdüze fakat görece güvenli ortamından ayrılarak gerçeği keşfetme macerası cezbediyor. Fakat bunu yapamayacağım. Çünkü korkuyorum. İşte cesurca söyledim: “Gerçeğe ulaşmaya çalışırken şu an sahip olduklarımı kaybetmekten korkuyorum!”
Hayatım, esaretim olacak. Özgürlük uzakta. Belki sadece hayallerimde. Tıpkı çocukken olduğu gibi, hiç büyümeden. Kaçmayı hayal edeceğim ve hayallerimi yazarak avunacağım.
|
11 Nisan, Cuma , 2008





Cuma, Nisan 11th, 2008:
Bir ekleme yapayım. 30-40 yıl sonra bütün hayatını hiç istemediğin şeylerle doldurduğunu görecek, keşke kafama göre takılsaydım, kaybedecek neyim vardı ki diyeceksin. Bir ömür boyunca peşinden koştuğu şeylerin boşluğunu ölünce anlıyor insan. Umarım sonumuz böyle olmaz.