Gabar; Eteğinde bir yavrunun izi var

 baybora yazmış

Gecenin saat üçü. Bu sana yazdığım kaçıncı mektup bilmiyorum. Bildiğim, eksi 15 derecede Gabar’da nöbette olduğun. Bu durum bazılarının rahat yatmasına sebep olsa da beni uyutmuyor evlat!

Eksi 15 derecede bozkırın, ıslık çalarak yüzünü bıçak gibi kesen, gözünden yaş getiren soğuğunu iliklerime kadar hissediyor, üşüyorum evlat!

Elinde tuttuğun tüfeğin demir aksamının soğuktan eline yapıştığını düşünüp, avuçlarımı sıkıyorum. Sıktığım avuçlarım yumruk yumruk dizlerime vuruyor. Bir işe yaramamaktan, bir şeyler yapamamaktan kahredip, dizlerimi dövüyorum evlat!

Eli kolu bağlı oturmak” bu olsa gerek. Senin her gün televizyon ekranında kilometrelerce yol yürüyerek elinde mayın tarayıcı cihazla görev yaptığını görmek içimi sızlatıyor. ”Mayına basacaksın!” diye yüreğim ağzımda izlerken seni, o an ilahi bir güç olup ”Attığın adımın mayına basmaması için” vücudumu ayaklarının altına serip sırtıma basmanı sağlamak istiyorum evlat!

Dün Kuzey Irak’ta resmini çeken gazeteciye “Çekme abi, annem beni Erzurum’da asker biliyor, buraya gönüllü geldim” demişsin. Gazete resmini senin isteğine uyarak flu bassa da seni tanıdım. Sen benim oğlumsun, Türk Milleti’nin oğlusun. Resmin beynimde net. İyi ki varsın, seninle gurur duyuyorum evlat!

Sırtında vücudundan ağır çantanla, seni dağlara tırmanırken ekranda seyretmek, öyle ağır geliyor ki, sırtımda yürüdüğün dağları taşıyorum evlat. Yükünü taşımak, nefesin kadar yakın olmak, damarındaki kanın kadar bedeninde yürümek istiyorum. “Yanındayım!” demek istiyorum evlat. Sırtındaki komandonun üstünde zırh olup, kurşunlara gövdemi siper etmek istiyorum evlat!

Ne işkenceler gördüm, ne cezalar yedim ama en büyük işkence; sen orada gövdeni vatana siper ederken burada kendimi işe yaramaz hissetmek evlat!

Televizyonda al bayrağa sarılmış arkadaşlarının tabutlarını izliyorum. Anne ve babalarının, eşlerinin, çocuklarının esas duruşta asker selamıyla uğurlamalarını seyrederken “Şehitler ölmez,vatan bölünmez!” diye haykıran seslerini dinliyorum. Her tabutla yüreğim parça parça dökülüyor, ölüyorum evlat!

Her gece dua ederken “Ya Rab! Beni öyle büyüt,öyle büyüt ki cehennemine benden başka kul sığmasın!” derdim. Şimdi yine yalvarıyorum:

Beni öyle büyüt, öyle büyüt ki Allah’ım bütün sınır boylarını ben kaplayayım” bir tek kurşun sınırı geçip sana gelmesin, diye evlat!

Saat sabahın beşi olmuş. Sana son satırları yazmadan az önce balkona çıktım. Sabah ayazındaki keskin rüzgardan bir nefes içime çekip kokunu aradım evlat!

Galiba elimden gelen tek şey; sana yazmak, yazarak paylaşmak, yazarak yanında olduğumu hissettirmek. Ne kadar çare olur bilmiyorum ama, gölgen kadar yakınında olduğumu hissediyorum evlat!

Allah yar ve yardımcın olsun!

Yazarın Notu: Bu yazıyı okuyan arkadaşlar, onlara yazacağınız her mektuba mutlaka cevap alacaksınız. Ne kadar mutlu olduklarını görüp, bir şeyler yapabilmenin mutluluğunu siz de tatmak isterseniz adres aşağıdaki gibidir

Adres: Mehmedim’e
Hakkari Dağ Komando Tugayı HAKKARİ

2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


7 Mart, Cuma , 2008

Öneri: (Sponsor)

3 Yorum yapılmış

  1.  
    rose19

    Salı, Temmuz 1st, 2008:

    Allah yar ve yardımcıları olsun…

  2.  
    yaren

    Salı, Temmuz 1st, 2008:

    Ellerinize sağlık gerçekten cok güzel olmuş.Aker ve asker yakını çok zor olsa gerek…Özellikle bi annenin gözünden bile sakındığı yavrusunu vatanı korumaya göndermesi oldukça güç bi olay.bu yazıyla o duyguyu daha iyi anlayabiliyoruz.tekrar elinize sağlık.aeo

  3.  
    asu70

    Çarşamba, Temmuz 2nd, 2008:

    Oradakilerin geride bıraktıkları yakınlarından biri olarak yazın beni etkiledi.Yıllardır bitmeyen ve maalesef bitmeyecek bu acı..Kendi adıma 13 yıldır yaşananların içindeyim .Ozamanlarda aynıydı ..Oysaki bir çoğumuzun haberi yoktu.Birileri Oralarda hayat mücadelesi verirken bizler buralarda mangalda kül bırakmıyorduk,magazin kıvamında hayat devam ediyordu.Sen günlerdir sevdiğinden haber almadığın için göz yaşı döküp kıvranırken birileri karşına geçip ,çift maaş alıyor orda ne üzülüyorsun diyordu.Ve bu gün o geçmişte O dağlarda canını,kanını ortaya koyan insanlar terör suçundan tutuklanıyor.Terörist başını sorgulayan albay aranıyor.Suçları Terör vatan hainliği.98 yılında eşimi uğurlamaya gitmiştim.Tüm tuğay Bölgeye gidiyordu Biz sevdiklerimize sarılıp vedalaşıyorduk,Memedler ise birbirlerine sarılıp
    KAZAN MUBAREK OLSUN diyorlardı.Onlardan kaç kişi geri döndü hiç bilemedim ama o manzara hala kanımı dondurur.O çocuklar oraya ölmeye gidiyorlar VATAN için kanlarını akıtmaya.Asker olmak zor helede Oralarda ,hem teröre karşı hemde doğaya karşı mücadele veriyorlar.Beklemek daha da zor.Baybora bu konuda göstermiş olduğun duyarlılığın için teşekkür ederim.

Gabar; Eteğinde bir yavrunun izi var başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress