Gamlı baykuş ve portakal ağaçları

 mskalimero yazmış

Annemin beni ummadığım şaşırtan bir şevkatle içeri alıp, başıma beze sarılı buzu bastırmasından ne zaman sonra, bir akşam hep birlikte dama çayı-çerezi götürüp, divanlara yayılmış, hemen karşımızdaki açık hava sinemasından piyango vurmuş hissi yaratan filmi seyrediyoruz. Film hangi filmdi, ben sonuna kadar kıpırdamadan izler miydim orası flu..

Damda açıkhava sineması izlemek uzunca bir süre bizi idare ediyor, mutlu mesut geziniyoruz. Ne zamanki şarj bitiyor, tekrar doldurmak üzere çıkıyoruz topluca yukarı, yan komşumuz da eşlik ediyor bize.

Evet sinemayla ilgili bir şey gelecek bizim Çiğdem’in başına diyorsunuz ama son derece yanılıyorsunuz.

Ben o şarj bitik zamanlardan birinde, ortalıkta yapacak bir şey ararken dolandığım günlerden birini anlatacağım sizlere.

Gene alt dudak aşağı, uflaya puflaya evin içinde gezindiğim bir gün. Balkon kapısının önünden geçerken portakal ağaçlarıyla göz göze geliyorum ve bana sırıtarak baktıklarını fark ediyorum.

- “Nooluyo be?” diye çıkıyorum oda bozması balkonumuza ve birden gözümün içine kızgın güneş ok gibi giriyor. Elimi selam hareketiyle gözlerimin üstüne siper yaparak ve de düşmemeye dikkat ederek balkonun ucuna doğru yürüyorum ve sinirli sinirli ağaçlara bakıyorum.

- “Ne var?

O pislik portakallar uçsuz bucaksız ormanlarında kıkır kıkır fingirdiyorlar sanki

- “Hihihi koparamadı kiii koparamadı kiii..

- “Aaa, deli mi ne bunlar. Susun kız, mahvederim sizi

Portakallar kopkoyu yeşil, geç irisi yapraklarla bir olup koro halinde “Ahahahahahhayy“. Bense gözümü delen güneşi müneşi unutmuş kulaklarımı tıkayıp “Ne beee?

Oturdum balkonun gene ucuna, eğilip şöyle bir geçen gün kafamı yaran kayaya baktım kötü kötü. Sonra kaldırdım başımı, bu sefer ağaçlara baktım kinli kinli. Bir süre tek kaş kalkık, kafada kugulanan planın ardından;

- “Ben şimdi size gösteririm kötü yaratıklar

Balkonun, odadan çıkışta sol köşesinde babamın ıvır zıvırları var. Eski püskü ev aletleri, tamir aletleri, hobi aletleri vs. Kimi paslı, kimi ilgisiz, arkadaşsız kalmış uzun zamandır. Hemen onları sağa sola saçma pahasına, fark edemediğim binbir gürültüyle karıştırıp buluyorum aradığımı.

- “Hah buldum iştee“. Biraz paslanmış ucundakiler ama olsun idare eder.

Bir kalıp kare çikolata şeklinde bir mantar üstüne sarılmış uzunca misina ve üzerinde paslı bir kaç kancadan ibaret babamın oltası. Alıyorum elime, açılmış gülbahçesi yüzüm, yanıp sönen yıldızlı gözlerim.

- “Yoo balık değil, portakal avlayacağım, hı hı portakal..

Biliyorum ben o zamandan her şeyi! Çoook balık avlamışlığım var ya,

- “Aman nolcak önce kement atmaya hazırlanır gibi başımın üzerinde salicam sallicam, haydaaa atıcam gıcık ağaçlara, hart girecek kancalar portakallara, sesleri de kesilecek o zaman, bakalım gülebiliyorlar mı bi daha?

Ben kendimce asrın Guinness rekorluk planı ile harekete geçtim geçmesine de bir türlü kancalar portakallara girmiyor, boşa düşüyor babamın oltası ve ben tekrar, bir kez daha, bir kez daha başımın üstünde vız vız çeviriyorum “Haydaaa.. fırlat”

Cık, olmuyor. Az kaldı, portakalların kahkası kulaklarımı patlatacak, üstüme yürüyor gülüyor portakallar, ağaçlar karınlarını tutta tuta gülüyorlar bana.

Vazgeçmek olmaz, olacak, olmalı, mutlaka..son kez oturduğum yerde sırtımı dikleştiriyorum, taa o zamandan başımda dik, derin bir nefes alıyorum, çikolata tablet mantar sol elimde misinanın ucu sağ elimde. “Ya Allah”. Vız vızz vızzz vızzzz, misina iyice hızlanıyor kendi dairesinde. Vızzz vızzz vıızzzzz “fırlat”.

Hav hav ve de hav hauuv hauuuu haııııı..

- “Nerde bu misinanın ucu yav, üff ne çok gürültü var, kedi köpek, üff susun bi. Misina nerdeee..

İyk iiyk ve de iiiyk havıııı hav..

- “Aa dama gitmiş misinanın ucu, öff, çekiim şunu bi, oraya değil be portakallara gideceksin, portakalaaraa Allah’ın cezası..

Ayağa kalkıp var gücümle asılıyorum misinaya gelmiyor aşağı. Çekiyorum ısrarla…

İhi ihi ihiiiiiiiiii ve de iiiyk

- “Gelmiyo bu, yav neye takıldı bu kancalar ki, Alalahallaah

Ben düşmüşüm misina, kanca, olta derdine koca ormanın ağzı açık tepeye bakakaldığının farkında bile değilim. Nice sonra annem seslere dışarı geliyor, bir bakıyor ki Çiğdem gene balkondan düşmek üzere ama bu sefer bir ucu elinde diğer ucu damda bir balık avlama mücadelesi veriyor aşağı çekerek. Elinde babasının oltası, oltanın ucu damda ,damdan oltayı kurtarmaya çalışıyor..

- “Iıı. Ben çekerim anneciğim, şimdi çekerim, ııııııııııııııııh, ııııııııııııııh olmuyor

- “Ah Çiğdem ah bırak çekmeyi bırak duymuyormusun, karabaşa takıldı herhalde kanca, bak ıyklıyıp duruyorhayvan, gel yukarı çıkalım

Karabaşın göz yaşları anneminkilere, anneminkiler mahçup-benimkilere karışıp sel olup çağlıyor. Çenesine takılmış kanca, annem çıkarıyor seve okşaya. Çenesine girmiş ve bende….

- “Ahhh… Anneciğim özür dilerim, özür dilerim anneciğim. Ağğh ne bilim ben… Ne biliiim. Hep o şımarık portakal ağaçlarının yüzünden

11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.45 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.45 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.45 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.45 11 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.45 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , ,


11 Eylül, Salı , 2007

Öneri: (Sponsor)

6 Yorum yapılmış

  1.  
    ceyhun

    Salı, Eylül 11th, 2007:

    5 dakiak once uyandim.daha afyonum patlamamisken yazini okudum.sonuc;
    bu kis portakal yemeden once soyle dik dik bakicam.ariza yoksa yiyebilirim.ariza cikarsa balkondan firlatcam.

  2.  
    ceyhun

    Salı, Eylül 11th, 2007:

    yaw bizim apartmanda balkon yok ki.pencereden firlatsam olur mu?

  3.  
    nostaljik

    Salı, Eylül 11th, 2007:

    MSKLİ..Tiyatroyla uğraşa uğraşa güzel bir yazar olmuşsun sen!!..Dünden beri yorumların pek kısacık kısacıktı..Bununla uğraşıyormuşsuun..Tebrik ederim..

  4.  
    4BlooD

    Salı, Eylül 11th, 2007:

    rahmetli yeğenim portakala porkalata derdi. onu anımsadım bi an nedense. yazın bende çok siyah beyaz film havası yarattı, ama bu kesinlikle olayın üstünden yıllar geçmesiyle alakalı değil. çocukluk anısından yola çıkarak anneye olan özlemi güzel anlatmışsın ki en son ağladığın sahnede ılık bi rüzgar esip göz yaşlarını havada biraz öteye sürüklemiş gibi. neyse anladım ben seni anladım..

  5.  
    mskalimero

    Çarşamba, Eylül 12th, 2007:

    beğenn beğenmeyn tüm yazrlara canı gönlden tşk ederm
    NOSTAcm yorumlrn kısa olmsnn sebebi okulm toplantlar vs başladı artk eve gelnce hç halm olmyr, kendmi adeta sürüklyrm bilgsyr başna..
    yazı benm en fazla inan 7-8 dakkamı alyr..anck her yıl bir kaset çıkarnlr gbi yapmyrm ben, benm kapmn çalnması lazm, kapı çalndmı beynmn bir yernde birkmşte afedrsn kusuyr gbi tutamyrm bile, bıdır bıdır bıdır bıdr yazyr ellrm
    ama ne zamn çalınack kapım, beklerm..
    (anaaa bak gene şiir kimiN oldu :)))

  6.  
    Cevval Portakal

    Cuma, Eylül 14th, 2007:

    koparamadıkiii koparamadıkiiii hahahahahahha

Gamlı baykuş ve portakal ağaçları başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress