Kayınvalidem
asena75 yazmış
Kayınvalidem 1915′te Afrika’da, Klimanjaro Daglarının eteğinde bir bölgede doğmuş. Babası orada birçok arazi alarak kahve üretimi yapan bir Alman işadamı. Kayınvalidemden başka 3 kızı daha olan bir baba.
1930 senesine kadar sorunsuz bir hayat yaşamış. Daha sonra bulundukları bölgede olan olaylar yüzünden toparlanıp Almanya’ya geri dönerlerken, bir kamulaştırma işlemi yüzünden topraklarını da kaybetmişler.
Berlin’e döndükleri zaman, babası bu kez Rusya’da bir fabrikayı kurma, yönetme görevi alıyor ve daha yerleşmeye fırsat kalmadan bu kez Rusya’ya hareket ediyorlar. 1938 de geri dönüyorlar ve 2, Dünya Savasinda Kayinvalidem Hitlerin gencligi grubunda yer aliyor.
1948′de 4 bir yana dağılmış olan aile bir araya geliyor anneleri ve kayınvalidemin hep tekrarlamış olduğu bir söz söylüyor:
Çocuklar artık birbirimizden başka kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı.
Maalesef kayınvalidemi tanımakta çok geç kaldım. Ömrünün son 10 yılında ona eşlik edebildim.
3 yıl önce kaybettik. Ben hayatımda onun kadar engin bilgiye sahip bir insan daha görmedim.
Yeni girmiş olduğu ortamlarda bile çevresindekileri hemen etkisi altına alır onlara anlattıkları şeylerle adeta ağzının içine baktırırdı.
Kocaman bir evi vardı ve dünya kadar kitabı. Buna rağmen yeni bir kitap aldığı zaman dünyalar onun olur, bu kitabı tatilde okuyacağım diye alır ve dayanayıp 2, 3 ya da 5 günde su gibi içerdi.
Anlattığı şeyleri engin coğrafya bilgisiyle süsler, adeta gözünüzün önüne resimlendirip sizi o resmin içinde bir dünya gezisine çıkarırdı.
Almanca’dan başka tam 4 dili aksansız telaffuz eder, çocukluğunda Afrika’da kapmış olduğu yerel lisanları da mümkün olduğu kadar unutmamaya çalışırdı. Günlük gazeteleri ölüm ilanlarına kadar okur, 80 yaşının üzerinde olmasına rağmen, haftalar sonra bile tekrarlayacak kadar aklında tutardı.
Eşim onun tek çocuğu olduğu için hayli önemliydi. Bütün anneler gibi, o da oğluna kimseleri layık göremezdi. Ama hiçbir zaman eşimle olan tartışmalarda onun, oğluyla bir olup bana saldırdığını görmedim. Tarafsız olmaya çalışır ve bizi ayrı ayrı idare etme ve barıştırma yoluna giderdi.
Ben onun her konuda anlattıklarını dinlemeye bayılırdım. Bir Hristiyan ve Protestan olmasına rağmen İslam dini üzerine bildikleri ve ifade şekli hayranlık uyandıracak kadar saygılı ve tarafsızdı.
Kendimle onu karşılaştırdığım zaman, ne yalan söyleyeyim kendimi çok yüzeysel ve sığ bulduğumu belirtmekten çekinmiyorum.
Her şeye sevgiyle yaklaşırdı. Kimseyi kırmadan ama doğru bildiğini ifade etmekten çekinmeden yaşamayı başaran bir insandı.
Evi 2 katlıydı ve o en çok bir oturma odası gibi düzenlemiş olduğu mutfağında otururdu.
Tuvalet 2. kattaydğı. 2003 yılında bacağını kırdığı zaman eşim ona mutfağın bulunduğu kata bir tuvalet yaptırmayı teklif etti. Cevabı beni hayrete düşürmüştü.
- “Neden? Ben tuvaletin 2. katta olmasına seviniyorum, bana biraz hareket oluyor”
Son günlerini hastanede geçirirken istediği bir tek şey oldu.
- “Çocuklar gözlerim hayli ilerledi. Bana bir şeyler bulun da, kitaplarımdan beni ayırmayın”
Eşim kocaman bir levha üzerinde bir lamba ve büyüteç bulunan bir alet aldı. Hastane odasındaki masada oturup bu büyütecin altında kitaplarını okurdu.
Onu son ziyaretimde yine odasında kitap okuyordu. Bir ara doktorla görüşmek için odadan çıktım. Ne kadar dışarıda kaldım bilmiyorum ama döndüğümde onu ölmüş buldum.
Kitabına sarılmış, yüzünde mutlu bir tebessümle bizleri terketmişti.
|
16 Eylül, Pazar , 2007






Pazar, Eylül 16th, 2007:
kitabı okuyon onları seven onlara saygı gosteren insanları seviyorum
Pazar, Eylül 16th, 2007:
cok güzel beyendim
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Bu gerçek olamaz.
Pazar, Eylül 16th, 2007:
niye olamaz?
Pazar, Eylül 16th, 2007:
belli ki kayınvaliden hayat tecrubesi cok olan biriymis.umarım ondan yeteri kadar istifade etmissindir.
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Böyle insanların türkiyede nesli tükendide o yüzden.En son öyle birisi 19.02.1992 tarihinde taksim’de polisler tarafından joplanarak öldürüldü.O zamanlar yapay döllenme bulunamadığı içinde.O canlı türünün nesli türkiyede bitti.İklim koşulları uygun olmadığı için başka ülkelerde vermiyorlar.
Pazar, Eylül 16th, 2007:
o da zaten türk degildi. yorumuna %100 katiliyorum. böyle insanlar türkiyede iklim kosullari yüzünden yetismiyo.
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Bence bu tür insanlar kendi topraklarımızda vardı, yaşıyorlardı ama Kurtuluş Savaşı mücadeleleri sırasında birçok insanımızı kaybettik, bu da birazda olsa Türk neslinin diğer (2.ci nesil Türk) nesillerden ayıran en büyük etken olduğunu düşünüyorum.
O savaşta ne aydınlar ne eğitimcileri şehit verdik eğer bu olmasaydı şuanda farklı bir Türkiye olabilirdik…
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Yaşar Kemal marslı mı?
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Kime gitti bu laf 4BlooD ?
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Aso keşke tanma fırsatn olablseydi, istisnasz her paragrafta annemi anlattn..
çook duygu dolu yazmşsn, su gbi aktı aşağıya, hiiç sıkmadı, finalde göz pınarlarma bir damla gözyaşı bıraktı..
teşekkürler arkadaşm..
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Ben Türk ve Müslüman halkın çok şey başardığına ve başarabileceğine inanıyorum; ama görüyorum ki bizim kadar kendini yerden yere vuran ve bu durumu düzeltmeye yeltenmeyen bi toplum daha yok. Zamanında Aziz Nesin toplumumuzun 60% si salak dediğinde bi düşünür bunu neden söyler diye düşünmeden yakıp yıkan yine bizdik. M.K. Atatürk, F.S. Mehmet, İbn-i Sina, Aşık Veysel, Orhan Veli, Sultan Reşad, Selahaddin Eyyubi (ki adaşım olur :P ), bunlar hep bizden çıkmadı mı. Demek ki sadece bizde yetişmiyo sonuncu şu tarihte öldü falan bunlar hikaye. Ben en basitinden kendi okulumdan örnek vereyim biz de Seda Uluskan diye bir tarih hocası var ki genç yaşına rağmen okudukları İstanbul Ankara hattına yol olur gider. İsteyen ara bulur İTÜ de tarih öğretim görevlisi.
Pazar, Eylül 16th, 2007:
yok sonuncusu şu tarihte şurda öldü, artık kalmadı Türkiye de şu bu. ne densiz konuşmalar bunlar, benim zamanında dersini almış olduğum bi hocamın adını vereyim gidin konuşun isterseniz. Okuduğu kitaplar İstanbul Ankara hattına yol olur. İTÜ Seda Uluskan tarih ögretim görevlisi. En basitinden hadi ben bu kadar okuyan var diyorum, okuyan bilgi adam olması kriterlerini kim belirleyecek. Oktay Sinanoğlu da Türk..
Pazar, Eylül 16th, 2007:
ya yok o kadr ciddye almayalm, talhsz yorumlr dizisi olmş bazıları, talihsiz, çok geniş bir genelleme olmş…ne insanlarmz var bizmde..prof sevinç sokullu hocamı, cezmi hocamı anlatsam sayfalar biter öbür deftere geçerz :))
her memlektn vardr aydını avamı
bizde küçük bir memlekt sayılırız,
görmüyormusunz etrafı…
anaaa valla gene şiir dadında oldu bea..küçük memleket sitemz olyr canlar..
Pazar, Eylül 16th, 2007:
4blood lütfen konuyu yanlis yere cekme okumayan bir millet oldugumuz her gün konusulan ve tartismalara konu olan bir konu. elbetteki bizim ülkemizde de istisnalar var benim de cok deger verdigim degerli hocalarim vardi. Ama bir kac istisnanin kaideyi bozmayacagi da gün gibi asikar. ayrica clever saka yollu yazmis ben de saka yollu cevapladim.
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Avrupali olmaya özendigimiz su günlerde en az gazetenin bizim ülkemizde okundugunu biliyor muydun?
Pazar, Eylül 16th, 2007:
gazetennde, kitabnda.okumayı sevenler azıklktayız..
ya sinrlenmeyn, eksklerimizi bilyoruz ama “hiç” dersk hak yemş olrz..
FİFEBEYİde delkanlı ya, hemde SAP:)))), o yüzden sinir yapablr, geçcktr..
Pazar, Eylül 16th, 2007:
hurriyet.com.tr ye bakarsak kim hurriyet gazetesini alırki ( misal ), sitesinde daha tahrik edici hatunlar var değil mi ?
Türkiyede gazete öldü, kendi kişisel düşüncemdir…
Pazar, Eylül 16th, 2007:
gazete kitap okumayı bir kerenar bırakın hala okulu olmayan yerler ve okuma yazması olmayan bir sü,rü insanımız var.Biz hangi çağdaşlaşmak ve avrupalaşmakdan bahsediyoruz ki.Ama asena öyle imrendim ki sana bir anda böyle bir k.valideye sahip olmak büyük bir ayrıcalık doğrusu daha doğrusu insan olarak böyle birinin hayatın da yer almış olması.kıskandım doğrusu seni.
Pazar, Eylül 16th, 2007:
Okunana gazelerin çoğuda çok çok afedersiniz porno dergi niyetine satın alınıyor.Yani o kadın bacak,kalça resimleri olmasa belki o kadar bile gazete okunmayacak.Allahtan türk vatandaşları(türk milleti demedim dikkat ederseniz) kadını sadece cinsel meta olarak görüyorda gazete tirajlarımız artıyor.(olmasa ne yapardık gazete okumamaktan cahil kalırdık Allah korusun)
Pazar, Eylül 16th, 2007:
(elmde pankart)
biz cinsel meta değlz
biz cinsel meta değliz..
Pazar, Eylül 16th, 2007:
ya ben kızmadım ama yorumlarda ölçüyü kaçırıp genellemeye gidlimiş. ben günde en azından 2 gazete okuyan bi tipim. siyasi meselelere uzak kalmam, türk ve dünya tarihine bayılırım. bundan dolayı bizdeki son türk su tarihte öldü falan ne saçma bi yorum. en azından ben yaşıyorum daha. istisna da deilim bu toplum için daha niceleri var bence herşey güzel olacak. yorumum sana cıkısmak deildi asena ablacım ama tarzım bu işte idare etceksiniz beni :D
Pazar, Eylül 16th, 2007:
sitenn geçici SAPı FİFEBEYİ :D, yatn abi artk yaa, yarın okul var zabaan körnde..aklım sizde kalıyoo, yatn abicimm..:))
Pazar, Eylül 16th, 2007:
“idealist devletler, koyun sürülerinden kahramanlar çıkarır; idealist olmayan devletler ise kahramanlarını koyun sürüleri haline getirir.”
PEYAMİ SAFA
Demek istediğim bizim devletimiz okumuş insanları koyun hatta bazende koyun’un alt kümesi olduğu üst küme yerine koyuyor.O yüzden bizim ülkemizde yazıdaki gibi olmak prim yapmıyor.İnanmayanlar şener şen’in namuslu filmini izleyebilir
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
yahu 4blood sen ne alingan bir cocuk oldun öyle. senin benim okumamla is bitmiyor hem biz senden benden degil genelden bahsediyoruz.
okumuyoruz ablacim okumuyoruz. bu kadar basit.
cleverin de deigi gibi alinan gazetelerin cogu ciplak kadin görmek icin simdi bir lise ögrencisi kiza sor istersen ögrenmesi gereken dersleri bilmez ama bilmem kimin hayatini noktasina virgülüne kadar bilir, ama bu konuda bile bir bilgi yarismasi olsa sinifta kalir cünkü ne yaptigi eserlere ne hangi yilda yapilmis olduguna ya da hangi ödülleri almis olduguna zerre kadar dikkat etmez cünkü onu idol olarak almistir fizigi saclari görüntüsünden baska bir sey de onu ilgilendirmez. haksizsam haksizsin abla de.
Ms sen de su pankarti birak, sen öyle resimlere konu olmadigina göre sexs sembolü olmanda söz konusu degil.
unutma ki kadin vardir, bir de kadin vardir sen anladin ne demek istedigimi.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
bazen bazı şeyleri gözümüzde çok büyütüyoruz sanki, hani o modern kelimesi ile birlikte zikretmekten çekinmediğimiz avrupa kelimesi de varya. hani bizim bu anlayıştan ileri gelen bir avrupalılaşma çabamız varya, avrupa birliğine girmek, avrupalı gibi olmak vs… şu tip bir konu üzerinde örneklendiği zaman büyük yanlış bence.
mskalimeronun dediği gibi her ülkenin avamı vardır, paryası vardır binbir türlü kültürel sınıfı vardır. bunlar bizde de mevcut elbette. asenanın entellektüel kayınvalidesi ile magazin meraklısı liseli kız öğrenciyi karşılaştırmak ise büyük yanlış,
tüm halkı gazete bile okumayan cahil koyun sürüsü olarak ele alıp üzerine bir de avrupalılar ne güzel sürekli kitap okuyor amma da kültürlüler demek, avrupa’nın özene bezene geliştirdiği reklam kampanyasının ne kadar etkileyici olduğunun en bariz kanıtıdır.
bu konuda ancak şöyle bir değerlendirme yapılabilir. tüm avrupa ülkelerinden daha büyük sınırlara sahip ülkemizde doğuya gidildikçe insanlara kendilerini geliştirme imkanı sağlanmadığı daha doğrusu kendilerini nasıl geliştirmeleri gerektiği bile öğretilmediği aşikardır. işte bu nedenden dolayı toplama vurduğumuz zaman bahsi geçen bu insanlar doğal olarak büyük bir çoğunluğu oluşturduğu için göze çarpan bir cehalet örneği oluştururlar. yoksa gerzek pop idollerinin peşinden koşturan liseli gençler veya hayatında eline kitap almamış odunlar her toplumda kesinlikle bulunur. toplumun ayakta kalması için gereklidir de aynı zamanda bu insanlar, her bireyinin profesör olduğu bir halkın uzun ömürlü olabileceği düşünebiliyormusunuz, herkesin manyakça düşündüğü, dahiyane fikirler ürettiği ancak fikirleri inşa edecek tek bir işçinin bulunmadığı bir halk hayal edin bakalım uzun ömürlü olabilecekler mi.
o modernleşmek derken yanında kullandığımız avrupa’da medya-tv aracılığı ile ülkemizden çok daha kapsamlı bir beyinsiz insan yetiştirme politikası uygulanmaktadır bilginize.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
Asenacım ellerine sağlık gerçekten güsel bir yazı.Öncelikle şunu söylemek istiyorum çok şanslı bir gelinmişsin.Çünkü sana bişeyler katabilen ve ufkunu açabilecek bir kayınvalideyi sahipbişsin..Tam bir Valide Sultan mış..Tekrar tekrar söylüyorum nerde o katagorisinde gerçketn başarılı yazıların var.Tebriklerrr
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
Buradaki kayınvalide eli öpülesi bir kadınmış.Toprağı bol olsun..Yıllardır Almanlarla içiçe geçmiş bir toplum olarak asimilasyonun etkisini de unutmamalıyız.Duyduğuma göre sayemizde ayçekirdeği hastası olmuşlar. Ev sahibimiz bir Almancıydı ve tam bir Alman gibi yaşıyordu..Evindeki tüm eşyaları oradan getirtmişti hatta..Lütfen yanlış anlaşılmasın,genel anlamda Almanların bencil bir toplum olduğunu unutmamalıyız”Alman Usulü”deyimi buradan kalma.İnsana saygıları muhteşemdir ama.Lakin bir tatil köyünde gözlerimde gördüm,havlularını şezlonglara geceden açıp yer kapıyorlardı.Sabah bir kalkıyorsunuz hepsi dolu.Bunu da Türklerden bezip öğrendikleri kesin.
Cevval,ne kadar güzel anlatmışsın.Katılmamak elde değil.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
asenacığım çok etkilendim.Şanslı olduğun bir gerçek heralde kayın validesinden bu kadar sevgi ile söz eden ilk gelinsin.Tüm yazılara katılıyorum.Bir şey unutuluyor gazete okumakla kültür kazanılmıyor.Bu çok geniş bir yelpaze.Buna birde en önemlisi geçim sıkıntısı eklenirse.Garibim halkım yiyecek ekmeği zor buluyor.Memur emeklisiyle ayı nasıl hasarsız geçireceğini düşünüyor.bir gazete alacağına üzerine 100 kr.koyup bir ekmek almayı yeğliyor.Yani vatandaşlarımızı suçlarken lütfen nedenlerinide düşünün.Kitap fiatları malüm.Bırakın kitap almayı gazete bile almayı düşünen bir toplumsak bunun suçlusunun güzel halkımın olmadığına da ben yürekten inanıyorum.Ben haftada iki gün cumhuriyat gazetesi alıyorum.Sevgili annem 78 yaşında sevdiği için her gün posta gazetesi alabiliyorum ama kitap da üç dört ayda bir alabiliyorum.Kitap okumadan da asla uyuyamıyorum.Yani savunma durumunda kaldım.Tek isteğim yargılarken biraz düşünmek.Bir gerçeği yadsıyamayız okuma oranı Türkiye genelinde nedir?Tahsil durumu nedir? Tabiki rakam olarak bilmiyorum ama iç açıcı olmadığını da biliyorum.Bir gerçek okur oranı yükseldikçe yargılama,sorma da artıcak bu da hükümetlerin işine gelmiyor.Yurdum insanını iki torba kömürle kandırmak kolay olmayacak.Yni sebepleri irdelemek lazım bu bence çok geniş bir konu.Bir yara.ama sizler gibi aydınlık kafada olan gençleri okudukça inanın çok mutlu oluyorum.Siz gençlerimizi çok ama çok seviyorum.Sevgilerimle.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
haklısın @papatya. konudan biraz uzaklaşmış olucam ama kitap fiyatlarından yola çıkarak eklemek isterim. korsanı destekliyorum bu şartlarda.
orjinal kitap 15YTL+ orjinal VCD 18YTL+ orjinal DVD 30YTL+… böyle bir durumda çıkıpta halkımız okumuyor, sanatla ilgilenmiyor, denyo gibi yaşıyor demek açıkçası pek içimden gelmiyor. sırf bu yüzden korsan varolsun. insanlar bu materyallere ucuz yollardan ulaşsın, kopyalayıp paylaşsın, ilgi duysun. varsın zartzurt pictures bu ülkeden fazla kar edemesin varsın bilmemkim yazar biraz daha az para kazansın.
korsana engel olun hede hödö… çemkirmeleri özellikle yazarlar adına düşündüğümüz zaman yaptığı sanatın sadece azınlıkta kalmış para sahibi elit kesime hitap etmesinden rahatsızlık duymayan para göz insanlar olduklarını ortaya koyuyor bence.
bir zamanlar okuduğum liseye sigarayla savaş üzerine seminer vermek üzere bir zat-ı muhterem gelmişti. seminer açıkçası pek ilgi çekici değildi, özellikle de o yaşlarda bile bir tiryaki olan benim için, ancak sonlara doğru adam kitabını kaldırdı masanın üzerinden “kitabımı alın okuyun, korsan alın hiç önemi yok yeterki okuyun” demişti, takdir etmiştim.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
hepinizin yorumlarina tesekkür ederim.
elbetteki. kitap fiyatlari el yakarken yarin ne yiyecegini bilmeyen insanlarin kitap almasi beklenemez ama simdi elinizi vicdaniniza koyun da söyleyin kitap pahali diye almamak dogru bir sey mi.
Kütüphaneler ne güne duruyor?
ya da insanlar okuma gruplari olusturarak bu sorunu cözebilir her ay bir kisinin kitap aldigi bu gruplarda kitap elden ele dolasarak herkesin yararlanabilecegi bir isik kaynagi olabilir, okumak demek illa da haftada ayda kitap almak demek degildir. Insan elini cebine sokmadan bir sürü kitabi okuma sansina sahip yeterki istensin care her zaman bulunur.
ben üniversiteye giderken hic kitap almadim desem yalan olmaz, cünkü kitaba verecek param gercekten yoktu. ama diltarihin ve türk dil kurumunun kütüphanelerinin esiklerini asindirmaktan hic mi hic vazgecmedim.
hele de o devirde ögrenmis oldugum osmanlica mi gelistirebilmek icin sürekli TDK kütüphanesinde eski osmanli yazismalarini okurdum.
bunlarin bana verdigi zevki baska hic bir seyle kiyaslayamam. demek ki parasiz da olabiliyor.
yeter ki insan istesin her seyin cözümü vardir.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
Londra’nın tellerine kuşlar mı konar
yazisinin altina yorum yazabilenin alnini karislarim yorum penceresini bulursaniz yazin.
galiba o yaziya yorum yapma hakki sadece iki kisiye verilmis.
ayrica korna icin yazmis oldugum yazi da kayiplara karisti yav,
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
bunlari kör olan bir eski türk filmi kahramani edasiyla okuyun lütfen-
yazamiyorum, yazamiyorum, allahim ne oldu bene.
ben yazma yetimi mi yitirdim yoksa yazma penceresi mi yok.
Londra’nın tellerine kuşlar mı konar
sadece 2 kisi konar ötekilere yer yooooook.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
parann ilgisi yoooook, alşkanlğmz değl okumk, örfümzde adetmzde yok,onn yerine kek börek çörek yer örgü örerz, kahveye giderz… ÇOĞUNLK evnde kaç kişiyi sürekli elinde bitrmeye çalştğı bir kitapla göryor?
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
yav ms kekten bahsetmenin sirasi mi yav. su anda bitecek bi kitap yok hadi bi kek yapayim bari:-)))
bana iskembe corbasi yollamadin nasil yaptin tarif ette ben de yapayim.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
ya birz önce kırk saat tarf yazdm, yorum silindi..anlattm say..mucx.
Pazartesi, Eylül 17th, 2007:
o gelir o benim de kaboluyo biraz sonra bakiyorum orada. hatta biraz fazla oyalaniyo. adresi iyi vermedin heralde:-)
Salı, Eylül 18th, 2007:
yok yaw bu o cinsten olmadı ekrana daha önce hç tanşmadığım bi hata yazsı geldi, tüm ekranda fas fis fos yazılr..
amaaan hem ben ne anlatrm? “knorr” çorba tarfi vermştm :)
Cuma, Eylül 21st, 2007:
okumak isteyen mutlaka bir yol bulur arkadas. disko icin bir barda oturmak icin para bulunuyor. ama kitap almaya gelince yok. ödünc alinir kütüphaneye gidilir, internetten bulunur. bu gün herkesin evinde bir külüstür bilgisayar köseleri süslüyor. internette de o kadar cok isgüzar varki begendigi seyleri bir cikar amaci olarak ya da olmayarak internete yerlestiren.
gidin su vampircike bakin bakalim. adamlar sirf orada olabilmek icin öyle bilimsel seyler yaziyor o sözlügü öyle bir dolduruyorlar ki. sadece onlari okumak bile bir cok konuda fikir sahibi olmaya yeter.
Cuma, Eylül 21st, 2007:
evet bayılıyorum okumaya-yazmaya, deli oluyorum, deliiiiiiiii.
vampircik ne olaki?
Cumartesi, Eylül 22nd, 2007:
www.vampircik.com
Pazartesi, Eylül 24th, 2007:
yok yahu galiba kayinvalidem ve onun gibilerin de soyu tükenmis.
bu gün duydugum bir habere göre almanya avrupa ülkeleri icinde en kötü egitimi veren 2 ya da 3 ülkeden biri , küresel isinma sorumlulugunda ise 4. ülke imis.