Kış ortasında doğan güneş

atanur034 yazmış
Hani çetin bir kış ortasında hava birdenbire açar ve güneş pırıldar ya gökyüzünde. Birden içi ısınır insanın. Yaşama sevinci artar. Sanki çocuklaşır ruhlar. Bu doğal olay bile, insana kazanılmış bir armağan gibi gelir birdenbire.
Ben de ruhumda yaşadığım çetin bir kış ortasında tanıdım onu. Kışa direnecek gücüm bile kalmamıştı o sıralar. Direnmekte istemiyordum zaten. Umutsuz ve güçsüzdüm.
İşte o günlerde güneş gibi açıverdi ruhumda. Her yanımı ısıttı. Kışı bile sevdim onu getirdiği için neredeyse. O bir armağandı bana sanki. Sıcacıktı, içtendi, gülünce gözlerinde ormanların en güzel yeşilini görüyordum. Zaten o da hep gülüyordu. Güldükçe de ısıtıyordu.
Yeşilin bu kadar güzel olduğunu onun gözlerinden, gülümsemenin bir insan yüzüne bu kadar yakıştığını da ondan öğrendim.
Pırıl pırıl bir kalp taşıyor ve her şeyi herkesi bu küçücük kalbine sığdırıyordu. Bu kadar sevgiyi, yaşama sevincini minik kalbine nasıl sığdırdığına şaşar kalırdım. Belki biraz da gıpta ederdim doğrusu. Çünkü ben insanlara güvenimi ve sevgimi çoktan kaybetmiştim. Onun gibi sevmekten vazgeçeli yıllar olmuştu ama yine de arıyordum o günlerimi. Ama güvenme ve sevme yetimi çoktan yitirmiştim. Arasam da faydasızdı. Kalbimin anahtarını çoktan atmıştım denizlere.
O anahtarı denizlerin dibinden bulup çıkardım. Kalbimi açıp o güzel insanı en güzel köşesine yerleştirdim. Sonra sandığı kapatıp yine anahtarını attım denizlere. O artık benim cinsiyet gözetmeyen aşkımdı. Kadın-erkek ayrımının girmediği, beklentisiz, çıkarsız ve karşılıksız bir aşktı bu. Belki de aşkların en temizi ve en güzeliydi. Dosttuk, can yoldaşı olduk. Sırdaş olduk, Ama birbirimize hiç saygısız olmadık, her şey o kadar güzeldi ki. Böyle bir duyguyu hiç yaşamamıştım. Pek az insana nasip olacak pırıl pırıl bu sevgiyi doyasıya yaşamak istedim ve yitirmemek için de çok dikkatli davrandım. Kendimi o insanın babası, sırdaşı, saklambaç oynadığı mahalle arkadaşı gibi hissetmek o kadar güzel bir duyguydu ki hiçbir şeye değişilmezdi. Aşkların belki de en güzeliydi.
Buraya kadar anlattıklarım size ne kadar güzel geliyor değil mi? Bana da öyle gelmişti. Ama benim unuttuğum bir şey vardı. Üstelik unuttuğum bu şey çok da önemliydi.
Unuttuğum şey bu sevginin sadece tek kişilik bir oyun olduğu idi. Her şey tek taraflıydı ve ben sadece kendimi kandırıyordum. Bunu farkettiğimde ise artık çok geçti. Sevmiştim bir kere. Sevgime sahip çıkmak ve çaba göstermek istedim ama olmadı. Yaşadığım benzersiz ve yoğun duygularımın dipsiz kuyularda kaybolup gittiğini gördüm ve kahroldum.
Şimdi soruyorum sizlere;
Neden kovalayınca kaçar, kaçtıkça kovalanır insan ruhu? Neden katkısız, pırıl pırıl sevgiler bu devirde itibar görmez de atılıverir çöp kutularına? Neden sahte ve sömürüye dayalı ilişkiler daha bir tatlı gelir bazılarına? Neden iyi olmanın ve iyi düşünmenin cezasız kalmadığı pek görülmez.
Ruhlarımız sevmeyi unutmuş, dillerimiz sevdiğini söylemeyi. Kalpler öylesine buz tutmuş ki hiçbir sevginin ateşi bile eritemiyor o buzları. Biz sevmeyi çoktan unutmuşuz galiba. Ama en acısı sevenlerimizi incitmemeyi unutmuşuz. Plastik aşkların, sabun köpüğünden sevgilerin egemen olduğunu görmek ne acı.
Şimdi geriye bakıyorum da yine de diyorum ki;
Olsun be… Her şey o kadar güzeldi ki? İyi ki kalbimi açmışım da yaşamışım bu denli saf duyguları. Sonuç düş kırıklığı olsa da her şey çok güzeldi.
Bugünkü aklım olsaydı yine aynı şeyleri yaşamak isterdim. İnsan akıllanmıyor demek ki. Bir yanı hep çocuk kalıyor.
Tek taraflı da olsa sevmek çok güzel be dostlar.
|
17 Temmuz, Salı , 2007






Salı, Temmuz 17th, 2007:
Çok güzel bir yazı. insan hep peşinde koştuğu sevginin doğru olduğuna inanıyor ama hiç de öyle değil.Bunu da zaman içinde olgunlaşarak anlıyor insan çünkü gerçek aşk gelip seni buluyor.
Pazartesi, Eylül 24th, 2007:
Çok güzel olmuş tebrik ediyorum ellerine sağlık.bende 3 senedır aynı seyleri yaşıyorum onun gözlerine bakınca cennetin yeşilini görür gibi oluyorum yanağının gamzesi içimi ıstıyor ama 3 seneden beri ona olan hislerimi bildiği halde hala bi karşılık vermedi ve en kötüsüde benden nefret ediyor içimi acıtan tek şey bu biliyorum ilerde bu yaşadıklarımızı unuttumuzda gülüp gecicez ama işte hayatımdakı ilk karşılıksız sevdiğim insan olduğundan dolayı böle ama olsun yınede o benı sevmesın o mutlu olsun yeter zaten gerçek sevgide menfaaatsiz karşılık beklemeden fedakarlık yapılabilen sevgi değil mi?? (onur)
Salı, Eylül 25th, 2007:
Yüreğinize sağlık,
Kaçan ve kovalayan ilişkisi insanoğlunun doyumu ile ilgili birşey sanki,
Çok seversin, bağlanırsın, ilgilenirsin, üstüne titrersin kendinden bir parça gibi davranırsın, bir süreden sonra bu ilgi karşı tarafın çok hoşuna da gitse heyecanını kaybeder, gösterdiğin ilgi günlük herhangi bir konuşmaya dönüşür… Çünkü karşıdaki doymuştur, seni eline geçirmiştir… O doydukça sen acıkırsın, “biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” sözünü doğruluyor aslında… sende beklersin senin verdiğini…beklersin… beklersin… bir yerden sonra sevdiğin kişi doymuştur aşktan, sen bıkmışsındır beklemekten… Sonrası mı? Boş bir sebepten dolayı kaçınılmaz bir ayrılık…
Çözüm:
İlk başta sabır… Kör olmayacaksın aşkı yaşarken, o zaman dozu olmuyor, görmüyorsun şurubu kaşığa doldururken, e taşıyo haliyle :)) Görerek yaşayacaksın yani, aldığın dozuda verdiğin dozuda bileceksin, heyecan verecek şeyleri bir anda yaşamayacaksın, hayatının belirli evrelerine paylaştıracaksın… İşte o zaman kış ortasında doğan o güneş bir ömür 4 mevsimine ışık tutacak….
Salı, Eylül 25th, 2007:
Aşk karşılık beklemeden olanıdır zaten ama günümüzde gerçek aşk yaşayan insanların sayısı ne yazıkki az aşk güzeldir sana yakınken dokunamasanda ellerinden tutmak üzereyken kaçıversede karşılık bulamsanda aşk güzeldir.
Nasıl kötü olabilir ki, nasıl bir kere kaybettin diye umudunu yitirip gönlüne kilit vurabilir ki insan her sabah onu görmenin sevinciyle uyanmak bütün birgünü onunla yada onu düşünerek dolu dolu geçirmek hayatının tek anlamı tek rengi olması ve bu renge beyaz adını vermek aydınlık temiz sade ve umut verici oldugu için yüreğinin en derin köşesinde olduğunu hissetmek yüzünü görmesende gözlerini her kapadığında onu görmek yada gözgöze gelindiğinde içinin titremesi o kalbin hızla atışı gülümseyişinde tüm sıkıntı ve üzüntülerini kaybettirmesi kolarının arasında o eşsiz huzuru yaşatması zamanın o an durmasını istediğimiz an onun olan herşeyin seninle paylaşılması senin olan herşeyin onunla paylaşılması saygı sevgi anlayış hoşgörü ile birlikte sevmek güzel şey karşılıklı olsada olmasada birkere olmadı diye pes etmeyin gerçek aşkı bulana kadar kovalayın elbet hak ediyorsanız gerçekten yürekten istiyorsanız birgün sizide bulacaktır ozaman kıymetini bilin gerçek aşkı yaşamanız dileğim ile hoşcakalın
Salı, Eylül 25th, 2007:
bütün o acilari ve hayal kirikliklarini yine yasamak istiyorsan sevgine saygi duymaktan baska bir sey gelmiyor elimden. Böyle aska sapka cikarilir.
Salı, Eylül 25th, 2007:
Sen, bir ömür hergün yeniden aşık olacağım, hayatımı ortak edeceğim, herşeyi paylaşabileceğim tek insansın… sen, birlikte yaşayacağım, birlikte yaşlanacağım, birlikte ağlayıp birlikte güleceğim, en kötü anlarımızda bile birbirimizin yanında olmanın mutluluğunu yaşayıp acılarımızı unutturacak hayatımsın… sen, arkama bakmadan, şüphe duymadan, sonuna kadar güveneceğim, herşeyimi, geleceğimi emanet edebileceğim hayatımsın… seni bugun oldugu gibi her zaman çok seveceğim, sen bu sevgiyi sonuna kadar hakediyorsun… gözlerindeki ışıltı, gülüşündeki o çocuk saflığı, avuçlarındaki merhamet, kollarının arasındaki huzur, teninin cennet kokusu ve sana dair sende olan herşey tutkum oldu… seni heranımda yaşıyorum.. sana sarılıp uyuyorum, seninle uyanıyorum… onceleri uyanır uyanmaz sigara yakıyordum, şimdi mi? uyanır uyanmaz sana günaydın diyip öpüyorum… herşeyi daha farklı düşünür oldum, hayatın anlamını buldum çünkü… herşeyin içine senide katmaya başladım düşünürken… ve birşeyler yaparken “millet ne der” demeyi bıraktım, “aşkım ne der” demeye başladım.. herşeyimdeki önceliğim oldun…
seni mutlu etmek için içimden geldiğince davrandım sana, çünkü senin bunu sevdiğini hissediyordum.. sende oylesin, doğalsın, ne boş kaprislerin vardı ne yapmacık cümlelerin.. herşeyi olduğu gibi yaşıyordun katıksız… bende sana oyle yaklaştım, hesapsız,katıksız…
yanındayken dilim tutuluyor herşeyi unutuyorum sen yanımda oldugunda… heran seni yaşıyorum sen yanımda olmadığında… Böylesi sözleri yazdıran duyguları yaşatan kişidir aşk ve birkere elinden kaçıvermişse umutsuzluğa kapılma koş aşkın peşinden elbet seni bulacaktır.Güzeldir aşk karşılık bulsada bulmasada ve aşk acısıyla tatlısıyla güzeldir hayat gibi yaşam gibi.Gerçek aşk özlemi çekip ve aşkı yürekten isteyen herkese dilerim beni bulduğu gibi sizide bulur ama istemekten aramaktan denemekten beklemekten vazgeçmeyin.
Salı, Eylül 25th, 2007:
Konu ask olunca yorumlarin uzunlugu artiyor cunku herkesin aciyi sevinci mutlulugu en yogun yasadigi duygulardan biri ve soylenecek cok sey var.
Pazartesi, Nisan 21st, 2008:
En güzel aşk zor olandır….ama en önemlisi karşılıklı olandır……..