Ne cesarettir çocukluğum 2
DreAmeR yazmış
Dilimin altında hazırcevaplık yayı olduğunu iddia edenleri utandırmayacak biçimde (umarım), annemi geçmişe doğru götürmek yoluyla cesaret abidesi bendenizin anılarının ikinci kısmını anlatmaya başlıyorum canlarım (burda kendimi masalcı nine gibi hissettim).
Daha önce de bahsettiğim gibi, annem ben küçükken çalıştığı için, beni önce kreşe vermişler ama öyle bi’ cıngar çıkarmışım ki kreşte, orada çalışan bayan ablama “Çocuk buralarda helak olacak” demek suretiyle benim oradan alınmama vesile olmuş ve bundan sonra benim konu komşu akraba ziyaretleri başlamış.
İşte bu ziyaretlerden birinde, komşu teyze temizlik yaparken ben de televizyon izliyormuşum. Kadıncağız ikiz yatağın altına girmiş elinde süpürgeyle ve bana seslenmiş:
- “Kızım şurdan küreği getirebilir misin bana, çıkamıyorum dışarı“.
Cevap: “Senin hizmetçin mi var burda, ben buraya kalmaya geldim, iş yapmaya değil”
Bunu anlatıyorum ama gerçekten çok utanıyorum. Sanırım bir yerlerde kalmaktan öyle bir aşağılık kompleksi oluşmuş ki bende, bunu bu şekilde dışarı vurmaya çalışmışım, kim bilir.
Yine aynı komşu teyzeyle ama ben daha ileriki yaştayken başıma gelen başka bir olay. Teyzemin o gün komşularla her hafta yaptıkları günü varmış, herhalde evde yalnızım diye bana da bir tabak uzatmış pişirdiği kek, börek ve bilimum hamur işlerinden, bendeniz birer çatal almışım tabaktakilerden ve gidip teyzemin kapısını çalmışım elimde tabak bir gurme edasıyla:
- “Teyzecim bunlar hiç güzel olmamış. Bence sen bunları hiç çıkarma misafirlerine” ve tabağı geri vermişim. Kadının yüzündeki ifadeyi varın siz tahmin edin, şaka gibi.
Vaka insanı ben ve en yüz kızartıcı olayım, geliyor.
Karşı komşumuz, ki ben ona cicianne derim. Bir gün, bir gelin ve damada ev sahipliği yapıyor. Ben de 3 ya da 4 yaşlarında olmalıyım ama olay dün gibi aklımda.
Damat Bey beni pek bi’ sevdi. “Gel bakalım sen benim kucağıma” dedi, oturttu beni, başladı ahiret soruları sormaya.
“Gidicem” diyorum bırakmıyor. İş artık öyle bi’ noktaya geldi ki, sıkıntıdan çişim geldi (nasıl oluyorsa) en son artık dedim ki,
- “Benim acilen gitmem lazım Damat abi, çok sıkıştım”
Tabi inanmadı bizimki. Eh artık napalım, sen kendin kaşındın diyerek damatlığın pantolonunu pek güzel hale getirdim.
Adam bi’ daha görünmedi bu civarlarda. Bu olayda yüzyıllardır anlatılır durur.
Yeter diyen çığlıklarınızı duyar gibiyim, işte bu son.
Şimdi eniştem olan, o zamanlar daha ablamı yeni istemiş olan zatı muhteremin, eniştem olmasına annem şiddetle karşı çıkmıştı. Çok uzakta oturacaklar diye. Bu olay ailede o kadar büyümüş ki, ben herhalde çözüm yolu olsun diye:
- “Anne! Ablamı vermiyorsanız, ben evlenirim eniştemle” demişim.
İşte böyle… Yok ben artık kaybettim bu cesareti, nerdesin küçük Rüya.
|
4 Eylül, Salı , 2007






Salı, Eylül 4th, 2007:
kesinlikle sinirlendirilmeye gelmiyosun anlaşılan:) her sinirlendiğinin üzerine işini yapıp sonrada evlenmeye kalktığını düşünüyorum da hayli korkun bişey..
yazın çok eğlenceli olmuş tebrikler..
Salı, Eylül 4th, 2007:
ne cingöz bir çocuk yarabbim aman benim de bir çocuğum var bazen ben de ondan şikayet ediyorum ama yok benim çocuğum bir melek miş.Ah canım oğlum benim;))
Salı, Eylül 4th, 2007:
evet hepiniz alın çocuklarınızı bi bağrınıza basın, iiki beniim gibi olmamışlar diye :D teşekkür ederim , beğenmenize sevindim…
Çarşamba, Eylül 5th, 2007:
ben o teyzelerin yerinde olsam dilini keser eline verirdim kiz. ama damada yaptigin hic affedilecek gibi degil.
allah seni ya da kücük rüyayi bildigi gibi yapsin diycem ama yapmis zati.
o yaramaz kizdan, güzel bir hayalci cikarmis:-)
Çarşamba, Eylül 5th, 2007:
napim o da beni ahret sorularına boğup, bi de kaçmiim diye o kadar sıkmasaydı, yazık oldu damatlığa, gelin de bana kötü kötü bakmıştı :D
bunlar da yaramazlık mı asena allasen :p
Çarşamba, Eylül 5th, 2007:
biri ne zaman yayımlandı yaa:):)
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
sen partilerde gez çiço:)
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
cocuklarin cesaretine ve sorduklari ilginc sorulara herzaman hayran kalmisimdir zaten…
Allah annene babana sabir vermis bence.senin gibi muzur bir cocukla bas edebilmek zor olmali.gerci bizimkilerin anlattigina gore benim de senden kalir yanim yokmus.
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
oo biri ne zaman yayınlandı diyo ya, pamuk eller tuşlara hemen ona da yorum istiyorum :p sen de anlatsana bize ceyhun ben hep merak etmişimdir çocukluk anılarını :D
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
eAnlat’da en çok anlatılan ikinci konu çocukluk anıları.
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
böyle büyümşde fiziksel anlamda küçk kalmş görünn tiplr hep bir korku, ürperme yaratmştr bende..
‘çocukça’ yapln spontan enstantaneler daha sıck, şirin gelr bana..
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
haklısın ms ben de korkuyorum çocukluğumdan, yazıda da dediğim gibi bi aşağılık kompleksi vardı herhalde bende , annem çalşıo die çocuklar benimle oynamazdı sokakta, ben de savunma psikolojisi geliştirmiştim, şimdi anlıyorum tabi bunu…
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
yoo ben komplexle falan açklamyrm bunu..reenkarne insanlr gbi gelyr bana.adanada bir arkadaşmn kızı 4 yaşndaydı ve her gün son derece tecrübeli boyanr ve şıkır şıkr giynrdi, sonrada başlardı “benm evm antalyada adres falan falan, 2 kızım …oğlum var, dansözlkten para kazanyrm ben vs vs vs”.her karşlştğmzda aynı icümleleri dinlerdk ondan, anlatmktn yorulmş sıkılmş bir tonla anlatr durrdu küçück kız..Annesi antalyaya götremyrm çiğdem, gerçk olmsndan korkyrm anlattklarnn” diyordu..
bi gün, beni daha 2. görşydü, saçlrmı boyatmştm, annesiyle-onu görp annesini öptüktn sonra bana “saçların çok yakışmş çiğdem açmış seni” dedi vakur bir tonla bense gözler afal, kaldm, içmdeki çiğdemse “altına edecksn kaaaaaaaaaaç” diyordu..eğldm, ondan daha çock bi tonla “canmm çok tşk ederm” dedm, hç mimik yoktu yüzünde..
Perşembe, Eylül 6th, 2007:
yok ya ben de tırstım şimdi, ben kendimi başka bi yere ait hissetmedim hiç, yok yok etmedim , gerçi dur ya kapı gıcırtısından oynayıp kırmızıyı da sevmem yüzünden hep acaba kanımda romanlık mı var diye düşünmedim değil, sorular sorular :S:S:S