Ne kadar verimli yaşadım ki zamanı?

 sevil yüksel yazmış

Yaş günü… Yaşlanmasak da zaman geçiyor. Bir dostumun sözü kulaklarımda

“Elimde sihirli bir çubuğum olsa, her saniyeyi yıl yapardım”

Zaman göreceli bir kavram. Yıl yapmak istediğimiz saniyeler ve saniye yapmak istediğimiz yıllar var hayatımızda.

25. yaş günümü kutladım. Doğduğum ve ölmeye başladığım an geldiğinde, çekilip bir köşeye sadece hissetmek istedim. İşte bundan 25 yıl önce sancılı bir doğumla geliyorum dünyaya; çok değil birkaç dakika sadece.

Ne hissetmiştim acaba, görmeye başlayınca dünyayı ve annemin yüzünü ilk gördüğümde. Duyularımın anlamı yoktu elbette; peki ya olsaydı?

Annem ister miydi acaba bir saniyesini yıl yapmak o anın? Bilmem, sormadım hiç.

Yavaş akıyordu anlar, o zamanlarda. Bir hastalık günlerce sürüyor ya da bir küçük sevinç günlerce mutluluk verebiliyordu.

Günler basitçe şeyleri isteme düşünceleriyle doluydu. Daha çok televizyon izlesem, sokakta daha çok oynasam, annem-babam beni daha çok sevse, bana kızmasa, öğretmenlerim veliler toplantısında hakkımda iyi şeyler söylese vs. gibi daha pekçok şey…

Oysa tükendi bunlar. Artık alınan takdirlerin, verilen sevgilerin gerçekliğini düşünüyorum ve kendi verdiklerimin de. Hayattan beklentilerim mi? Benim bir beklentim yok ama öğrendim ki hayat benden bir şeyler bekilyor, verdiklerini almak istercesine…

Her canlının kattığı şeyler var yaşama ve dünyaya. Sen ne katıyorsun bakalım?” diye sorarken buluyorum kendimi şimdi.

Evet, acaba benim varoluş nedenim nedir?

Kendimi koyduğum yer aslında olduğum yerden çok uzakta. Bilmiyorum, acaba her şey bu kadar modernize olmamış olsaydı, yine sorar mıydım bu soruları kendime?

12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.08 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.08 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.08 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.08 12 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.08 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , ,


2 Haziran, Cumartesi , 2007

Öneri: (Sponsor)

2 Yorum yapılmış

  1.  
    onemsiz

    Cumartesi, Haziran 2nd, 2007:

    Hocam yazdıkların çok şahne.Bende bazen sorarım kendime.Bulurum bazı şeyleri ama tekrar dalarım hayatın akışına taki bir hata yapana kadar.Bu böyle dolanır kısır döngü gibi.Umarım kısa zamanda son bulur.

  2.  
    fatih dayan

    Pazar, Haziran 3rd, 2007:

    Kişiye göre değişen verileri (duygu, duyu, istek) silip sadece akılla hareket edersek ve aklımızı kaybetmemek için belli zamanlarda hatırlatıcı düğüm noktaları oluşturursak andan itibaren sorularımız azalmaya başlayacaktır. Zaten zararın neresinden dönersen kardır. Ayrıca hayata birşeyler katmak sosyal sorumluluğumuzdur, halkın üzerimizdeki hakkıdır.

Ne kadar verimli yaşadım ki zamanı? başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress