Neon
malkavianprincess yazmış
Uyuyamıyorum. Yatakta uzanmış, gece lambasının ışığında parlayan disko topumu seyrediyorum. Uzun zamandır spotları açıp duvarlardaki renkli yuvarlak noktaları seyretmediğimi farkediyorum, içim burkuluyor.
Saat gece yarısını çoktan geçti. Bu akşam içmediğim için uyuyamıyor olduğum düşüncesi beni rahatsız ediyor.
Birçok kez yatağımda yatıp tavanı seyrederken düşündüğüm gibi insanlar olarak ne kadar çaresiz ve yalnız olduğumuzu düşünuyorum.
Tanrichisu dediğim ve onun için, kendime göre, bir karakter tasarımı yaptığım kendi tanrımla konuşmak istiyorum önce, sonra da ağlamaktan korkup vazgeçiyorum.
Ameliyattan sonra şişliği biraz inmiş olan göbeğime koyuyorum elimi. Hala orada ama artık hergün 1 saat yürüyüş yapıyorum. Hiç kalmayana kadar yapmaya devam edeceğimi biliyorum. Yok olmalı ve ben ona dokunduğumda çoktan unutmuş olmalıyım her şeyi.
Bu düşünceleri kafamdan atmaya çalışıyorum inatla. Bugün yürüken kurduğum hayale dönmek istiyorum. Kendimi yepyeni hissetmek… Fakat hayale dönüş girişimim içimi daha da burkuyor.
Etrafta köpekler, koşan çocuklar, yürümeye çalışan yaşlılar ve saçma sapan insanlar varken gerçekten yaşayabildiğimi düşünüyorum o hayalin içinde. Şimdiyse dağınık odamda yapayalnızken tek hissettigim şey acı oluyor.
Perdenin arasından karşıdaki evin hırsız alarmının ışıklarını görüyorum. Durmadan kırpılan gözlere benziyorlar. Işıklara bakarken yatağımın başucunun dayalı olduğu duvar için yaptıracağım neon lamba geliyor aklıma.
Bugün bir yerle konuştum. Adamın verdiği fiyatı hatırlamaya çalışıyorum. Kocaman pembe bir neon çember ya da turuncu ya da mor… Bir türlü karar veremiyorum.
Aklıma adamın hareketleri geliyor. Hızlı telaşlı ve güvensiz… Garipsiyorum. Gözlerime bakmadan cevap veriyor.
- Evet, kendi çizdiğiniz bir çemberin aynısını yaptırabilirim, elle çizilmiş gibi olur.
Ama ben bunun kendi çizdiğim bir çember olmayacağını biliyorum. Adamın benimle ilgili hiçbir şey bilmediğini düşünüyorum. Bense onun adını ve işyerini biliyorum bir tek.
Bilgisayarıma bakıyorum. Daha doğrusu monitöre. Tamir ettirmem lazım. Yarın bunu yapmaya karar veriyorum.
Gece lambasını kapıyorum. Sonra boğulur gibi olup tekrar açıyorum ve yattığım yerde bir sigara yakıyorum. Öksürmeye başladığımda, yatarken sigara içmenin çok zararlı olduğunu hatırlıyorum. Ya bir yerde okumuştum ya da televizyonda bilmiş doktorların biri söylemişti ya da büyük ihtimalle ben uydurdum.
Yatakta oturuyorum, oturuyorum…. Telefon mu çaldı? Hayır bana öyle geliyor. “Uyuyamıyorum” diyorum yüksek sesle.
Kırmızı şarap var evde ama içmek istemiyorum. 2 tane güzel şarap kadehi aldım ama yine de içmek istemiyorum.
Şarap kadehleri genelde 2 tane mi alınır diye merak ediyorum. Ya da bir tek ben mi öyle yapıyorum?
Şimdi bir elim Halil Cibra’nın bir kitabının üstünde, öylece oturup boşluğa bakıyorum. Sanırım gülümsüyorum. Küçük, dalgın bir gülümseme. Yerimden kalkıp bilgisayarı açıyorum. Ve yazmaya başlıyorum;
Uyuyamıyorum. Yatakta uzanmış, gece lambasının ışığında parlayan disko topumu seyrediyorum. Uzun zamandır spotları açıp duvarlardaki renkli yuvarlak noktaları seyretmediğimi farkediyorum, içim burkuluyor.
…
|
25 Haziran, Pazartesi , 2007






Pazartesi, Haziran 25th, 2007:
eline diline sağlk…..
Pazartesi, Haziran 25th, 2007:
Klasik uykusuzluk bunalımı ama iyi anlatmışsın (:
Pazartesi, Haziran 25th, 2007:
Tanışıyor muyuz ?
Pazartesi, Haziran 25th, 2007:
beni anlatıyor ama neon lambam yok:(
Pazartesi, Haziran 25th, 2007:
Bende de uyku sorunu var.o yuzden geceleri uyumuyorum.ne zaman uykum gelirse o zaman yatiyorum.genelde 5 ten once de gelmiyor.sen de dene.belki hosuna gider
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
cok bi karamsar mi ne?
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
aaa sen hala ayaktamsn Malta eriği?takma kafayı diskoya topa mopa,uyu.. :)
uyuuu uyuuu huuu :)
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
Çok güzel yaa! Uykusuz kalabildiğim geceleri özlüyorum artık taze bir ölü nasıl huzurla süzülürse yatağa öyle süzülüyorum.Dünya yıkılsa rüyaya dönüşecek gibi uyandığımda. Ben de disko topu istiyorum uykusuz bırakır mı dersin:)