Sene bin dokuzyüz…

 Ozirr yazmış

Bundan taaa yıllar önce, bizim zamanımızda, “BigBubble” sakızlarının çam sakızlarıyla beraber pazarlarda güzel köylü annelerimiz tarafından satıldığı, develer tellal pireler berber, insanoğlunun bu tür hayvanlar gibi meslek edinmediği mağara yıllarında, bir “İdris” amcam yaşamıştı.

Kendisi her iki cümlesinden birinde “bizim“, diğerinde “zamanımızda…” dediği gibi, çok da tonton ve yanaklarındaki etlenme nedeniyle dolu dolu konuşan neşeli bir adamdı.

Mahalli eşraf tarafından çok sevilen, kahve önünden geçerken en az bir düzine insan tarafından “Buyur, hoşgeldin!” gören, canı sıkkın olsa dahi mahallenin cocuklarıyla anlaşmayı seve seve başaran bir “İdris” idi. O ki, onunla tanışmamızda bu “İdris”den dolayı oldu.

Bir gün, mahalleyi fotoğraflamaya giderken karşıma çıkan mahalleliye

- “Mahallenin röportajını yapıcam üç, beşte fotoğraf çekicem, muhtar nerede?

dedim ve cevap olarak da gerile gerile söylenmiş
- “Buraların muhtarı İdris Abi’dir.” yanıtını aldım.

Bir şeyi ararken onu hemen bulmak istiyorsanız, aradığınız şeyi herkese sormalısınız, e bu da çok normal :)

İdris amcayla işte o sırada “Kim bu adam?” sorusunu düşünürken ve sağa sola bu soruyu yöneltirken tanışmışlığımız oldu. İlk etapta beni sınayan gözleri savunma kalkanlarımı harekete geçirse de, yabancı nesne olmadığını anlayıp, bir güzel güverteye çıkardım O’nu.

Sıcaklığı ve duruşuyla yer çekimi gibi her an insan çekimine neden olan bu adam, bir de güzel anlattı ki mahallesini, ben de bayılmışım onu dinlerken. Bu farazi değil, cidden tansiyon düşmüş herhalde bayılmışım.

İlk soluğumu da aynı tonton amcanın dükkanında elim, bağrım kolonyayla kokarcasına bir koltukta aldım. İdris amcanın “Bundan taa…“, “Bizim zamanımızda…“, “Sene bin dokuzyuz… vb. lafları o ayki röportajda eksiksizce çıktı ve çok beğenildi. “Eski toprak” tabiri insanların bu laflarını özler oldum bu aralar ve “nerdeo” diyesim geldi :)

Anlatırken geçmiş zamanı tercih etsem de, İdris amca şu anda bile geçmedi benden. Eminim ki bu yazıyı bir şekilde İdris amcanın karşısına çıkarsam, okumadan ve hatta bakmadan, eski “Cumhuriyet” gazetelerini okumayı ister ve beni görünce de “Eskileri getirdin mi? (gazeteleri)” diye gözlerinden gülerdi…

8 kez oylanmis, 5 uzerinden 2.63 8 kez oylanmis, 5 uzerinden 2.63 8 kez oylanmis, 5 uzerinden 2.63 8 kez oylanmis, 5 uzerinden 2.63 8 kez oylanmis, 5 uzerinden 2.63 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , ,


14 Ağustos, Salı , 2007

Öneri: (Sponsor)

7 Yorum yapılmış

  1. Salı, Ağustos 14th, 2007:

    Amcayı görmüş kadar oldum. Ben de pek severim böyle amcaları. Ellerine sağlık.

  2.  
    mskalimero

    Salı, Ağustos 14th, 2007:

    sene 1300 :)
    amcayı sevdrdn..

  3.  
    Yemo

    Salı, Ağustos 14th, 2007:

    güzel yazı teşekkürler amcaya içim ısındı

  4.  
    asena75

    Salı, Ağustos 14th, 2007:

    yurdum insani hepsi ayri renk, koku, tat hos olmus.

  5.  
    Ozirr

    Çarşamba, Ağustos 15th, 2007:

    Amca da sizleri çok severdi :)
    Yorumlarınız için teşekkürler…

  6. Pazar, Ekim 14th, 2007:

    buraların muhtarı idris ; — beni sizler yaratınız berhudar olun evlatlarım…

  7.  
    idris amca

    Pazartesi, Nisan 14th, 2008:

    bu kadar alkisa gerek yok cocuklar benim yerimde kim olsa aynini yapardi.

    ocaliptistan biraz calinti gibi oldu emme kusura bakmaz össen.

Sene bin dokuzyüz… başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress