Tommiks Teksas’lı kaçış
Yemo yazmış
Benim çocukluğum, diğer çocuklardan hep farklı olmuşdur. Benim yaşlarımdaki çocuklar anne ve babasının yanında olmasına rağmen, ben köyümden bir hayli uzakda İstanbul’da idim.
Köydeki yaşıtlarım çelik çomak oynarken, ben amcamla çalışır, hayatı en iyi okulunda hayat okulunda öğrenirdim. Çalışmadığım günler yani herkesin boş zaman dediği, benim içinse son saniyesine kadar yaşanıcak heycanlı bir film tadında olan zamanlar. En güzel ve değerli zamanlar….
Bu değerli zamanlarda, çoğu zaman çizgi roman okurdum. O gün hemen gazete bayine koştum. Hemen bir Tommiks aldım. Kardeş yayın olan Teksas’ ı da çok okurdum ama hem param az hem de Tommiks’in bir önceki sayısının yarıda kalan heycanını devam ettirmek için bir tommiks almış ama her zaman aldığım gibi bu sefer beyaz gazoz alamamışdım.
Hava sabahları biraz serin olurdu ama kuşkusuz biraz sonra güneşli olucak ve İstanbul’un görkemli sokaklarını aydınlatıcakdı. Olduğum yer oldukça ıssız ve ücra bir yerdi ama eve gitmek istemedim, o sayıyı çok merak ettiğimden hemen biraz ilerde ağaç altındaki küçük banka oturup, hızla okumaya başladım aslında çabuk bitmesin diye bazen yavaş okurdum ama dedim ya en heycanlı sayı….
Okurken dalıp gitmiş, sanki içindeymiş gibi dalmışdım çizgi romana. Sonra birden karşımda bana garip garip bakan adamı farkettim. Giyiminden, pis sakalından, İspanyol paça pantolonundan ve en çok da sigara içişinden hiçde iyi biri olmadığı belliydi.
Belki çocukdum ama yaşıtlarımdan oldukça güçlü ve uzundum. Yani pek de her şeyden korkmazdım. Tam yazıma devam etmeye koyulmuşken adamın sesini duydum:
- ”Ufaklık buraya gelsene bi sana bir gazoz ismarlayayım” dedi.
Bense teşekkür edip, içmeyeceğimi zaten biraz sonra gideceğimi belirttim. Adam hala ısrar ediyor “Merak etme ben adam yemem” diyordu ama o zamanki kıvrak zekamla adamın konuşmalarındaki güvensizliği hissedebiliyordum.
Tam ayağa kalkıp gidicekken adam birden ”Gel lan buraya” diye bağırarak cebinden kelebek bıçağnı çıkararak üzerime doğru geldi. Ben hemen gençliğin verdiği hızla koşmaya başlamışdım. Arkamı döndüğümde adam arkamdan koşuyor, sağımdan ve solumdan da adamla bağlantılı olduğu şüphesiz iki genç çocuk bana doğru koşuyordu.
O zaman önüme bile bakmadan hiç koşmadığım kadar hızla koşmaya, sokakları birbir geçmeye başladım. Kendime gelip, soluk aldığımda öksürüğe tutulmuş. Etrafıma bakdığımda ise Üsküdar kavşağının önündeydim.
Orası bizim eve bir hayli uzak bizim evden yürüyeyerek 1 saatte varılan bir yerdi. Biraz sonra iskeleye doğuru yürüdüm. Hemen bir büfeden beyaz bir gazoz aldım. Kalabalıklaşan sokakların verdiği güvenle yine bir banka oturdum ve çizgi romanı son sayfasına kadar heycanla okudum. Sonra doğruldum derin bir nefes aldım ve Tommiksin son sayısın bitirmiş olmanın rahatlığıyla eve doğru ağır adımlarla yürümeye başladım.
|
15 Ağustos, Çarşamba , 2007






Çarşamba, Ağustos 15th, 2007:
al işte daha ilk okuyan benm yazıyı ve herkese yaptğm gbi puan falanda vermdm ama Allahn işine bak “en çok sevlen yazılar”a girmşsn YEMO.kutlarm..
Perşembe, Ağustos 16th, 2007:
kimse gerçek anıları dikkate almıyor galiba üzücü…
Perşembe, Ağustos 16th, 2007:
allah kurtarmis. gecmis olsun. cok hos 4 verdim