Tsubasa ve fizik kuralları
anafikir yazmış
Çocukluğumuzun efsane çizgi filmlerinden biridir Tsubasa. Zaten hali hazırda futbol delisi olan ülkemizin genç dimaları için biçilmiş kaftandır.
Seksenlerin sonunda doksanların başında çocukluğunu yaşamış çoğu arkadaşın bildiği bir çizgi filmdir.
Hiçbir bölümünü kaçırmazdık. İzlemek için her türlü çabayı gösterirdik, güdümlü anne terliğini bertaraf eder, ödevleri bir yana bırakır yine izlerdik.
Bir kaleden öbür kaleye koş koş koş iki bölümde geçilirdi. Her futbolcu en az on metre zıplayabilir, bununla da yetinmez, havada rakip takım oyuncusuyla 2-3 dakika sürebilen tartışmalar yapabilirlerdi.
Aynı zamanda, top süren oyuncular sayesinde dünyanın yuvarlak olduğunu da öğretmiştir çoğumuza. Ya da sahaları kocaman bir tümsek üzerindeydi o da olabilir.
Şut çekilen top öyle hızlı giderdi ki, elips olurdu. Aynı zaman da yine hızdan ötürü ses de çıkarabilirdi. Gol olup filelerle buluşunca en az 5 saniye filede dönüp dururdu.
Rakip forvet oyuncusu, karşı kalede tam gol atmak üzere olan Tsubasa’ya bir anda yetişebilirdi. Kötü futbolcuydu o. Adını hatırlamıyorum. Omuzlarını açıkta bırakan siyah bir forma giyerdi.
Ayağa kayıldığı zaman kamera zoom yapar, birden renk soluklarşır, zaman yavaşlar ve etrafda nerden geldiği belirsiz çubuklar ayağa doğru vıjjjj yapardı : )
Futbolcular öyle yetenekliydiler ki, topu kasten direğe çarptırıp, sonra gelişine rovaşata vurup gol atabilirlerdi.
Şut çektiklerinde topu s’ler çizerek istedikleri noktaya nişanlayabilirlerdi.
O zamanlar pür dikkat izlediğimiz bu çizgi filme böyle erişkin, mantıklı, çok bilmiş bir halde şimdi bakınca ne kadar saçmaymış falan diyoruz. Pek materyalistleştik canım biz.
İşin garibi, Japonlar futbolun f’sinden bile anlamazken nasıl bu kadar aşk dolu bir futbol çizgi filmi yapmışlar şaşılır doğrusu.
|
8 Haziran, Cuma , 2007







Cuma, Haziran 8th, 2007:
Hatırlamak güzel. O topu çizgiyi geçer gibi gösterirlerdi ve ben uyuz olurdum, top girdimi girmedi mi diye. Bir de kalecimiz Genzo makabayaşi :D vardı. Yalnız koyduğun video ‘daki çizgifilmin ismi ne? Pokemona benziyor:)
Cuma, Haziran 8th, 2007:
Anaaaa az önce izlediğim bu video değil di? Değişmiş herhalde:)
Cuma, Haziran 8th, 2007:
o zaman ki televizyon başı çocukluğumuzda büyük yer edinen bir çizgi filmdi ha bir de transformers derim başka bir şey demem:)
Cumartesi, Haziran 9th, 2007:
abicim mukemmeldi o cizgi filmler.once maci zora sokarlardi sonra akil ve mantik disi olaylarla maci kazanirlardi.bi bolumu hatirliyorum:dakika 90,durum berabere ve mac kesinlikle kazanilmali.bu sartlar altinda rakip takim penalti kazanir.tabiki penaltiyi takimin yildizi(kotu adam da diyebiliriz) kullanacaktir.penalti kullanilir,kaleci ve top farkli koselere gider.ancak top yolun yarisindayken kaleci bir takim arkadasi tarafindan uyarilir:’seni avladi!!!’ bu uyari uzerine kaleci,havayken yon degistirir,topa dogru ucar ve kurtarir.bununla da kalmaz,topu hemen oyuna sokar.atak tabiki gol ile sonuclanir ve mac kazanilir:)
Pazar, Haziran 10th, 2007:
Küçükken hepimiz salakmışız ya :)
Pazar, Haziran 10th, 2007:
Tsubasa olmasaydı dünyanın yuvarlak olduğunu nasıl öğrenecektik, ya da topun tepsi şeklinde olduğunu?
Salı, Haziran 12th, 2007:
Hakkatten ya.Benim en çok aklımı beynimi yediğim yeri o 20-25 kilometre kadar koştukları sahaydı:) Futbol maçından ziyade avrasya maratonu gibi bişeydi mübarek.
Perşembe, Ekim 11th, 2007:
eline ve düşüncene sağlık.bu tsubasa geyiği benim arkadaş grubumdada yapılır.ne anlatıyosak aynen yazmışsın eklicek bişi yok.süper yazı olmuş.ronaldinho, tsubasanın reenkarne hali kimisine göre zaten… bide tansformerslar vardı onlarıda yazmak lazım…. filmin çok daha erkeksi ama tatlılardı ya neyse…
Pazar, Kasım 25th, 2007:
japonların tsubasası varsa bizimde fatihin defayisi kara muratımız kaleden atlayınca 12 kişiyi deviriyor kaleden atlayıp ata biniyor gözleri körken 5 adamı alnının şakından vurabiliyor onların üstün teknolojisi varsa bizimde kadir abimiz var şimdi… dagılın uleynnnnn….
Pazartesi, Kasım 26th, 2007:
yok ya, salaklık değil.. inanılmaz eğlenirdim ben kız başımla izlyerek:) futbolu sevmem, tsubasa çok çocuk gelirdi ama vagabayashi vardır ya, karizmatik şapkalı kaleci.. bayılırdım ona..:) televizyonda rastlasam yine izlerim, seviyorum.
Pazartesi, Kasım 26th, 2007:
abi ben kendimi salak gibi hissediyordum Tsubasayı izleyince.. (((: adam direğe kramponla basıp yükselip roveşetaya çıkardı kornerde.. o bölüm biterdi, tsubasa havadayken, daha sonra Şirinler başlardı.. :S