Yalnız mıydım yoksa?
linka09 yazmış
Yalın olmaktan öte bir yalnızlık var içimde. Yalın olmanın sadeliğine sığınıp, kendimi arıyorum.
Yalın olma çabası ile içimdeki yalnızlığın hep aynı resmine bakıyorum. Boyalarını değiştirmeden aynı resme bakarak aynı yorumu yapıyorum. Bulsam kendimi artık yorgunluklarım geçseydi…
Bulduğum zamanlarda gülen yüzüme kavuşuyorum. Ya bulamadıysam. Yıllar sonra farkettim ki, hala yalnız olmak için çabalıyorum. Yeminlerimi bozuyorum. İnsanlarla iç içe iken aradığım mutluluğu bırakıp, elimi kolumu bağlayıp oturuyorum sanki.
Bir gün geçecek sanki diye bakarken, yitip giden zamanın ardından yine cilveli yalnızlıklar buluyor beni. Daha doğrusu ben onu buluyorum ve içime çektikçe boğuluyorum, gülücüklerimi arıyorum.
Günün ortasında insan yalnızlığını hisseder mi? Yalnız olmak demek birisi ile beraber olmamak değil. Kendi içinde yaşadığı dünyaya kapanıp, takılıp kalmak, zihninde karmaşalarını araştırırken dizlerinin bağları çözülüp “Yine yalnızlık” deyip kendini bırakmak…
Çelikten bir acının soğukluğunun içinde hala yer aldığını bir kez daha hissettiğinde olur bu bırakış….
Yeter ki gün eksilmesin penceremden diyen şaire hoyrat bir bakış atıyorum içimden. “Doğan güneş yeni bir yalnızlık demek benim için, ey şair” deyip biraz hayıflanıyorum. Nevrim dönüyor yine, o içine kapanışta ve üzülüyorum. İşte o zaman geldiğinde biliyorum ki, yalnızlık kalbimi sarıyor yüzüme yansıyor.
Boşluğa dalmış bir bakışla dostluk kuruyor gözlerim. Yeniden dönmek üzere insanlar ismimle hitap edip, beni yalnızlığın pençesinden kurtarırken, terk eden bir dost gibi bırakıyor gözlerim yalnızlığı. Hayata dönüyor. Bunu her hissediş kendine yapılan ayrı bir işkence olsa gerek.
Gözlerimle boşluğun armağanı belki ama ben bu hediyeyi nezaketen kabul ettiğimi hiç hatırlamıyorum. Mümkünse almasam ben onu diye geri çevirme hakkımı ayağa kalkmaya çalışarak denedim ama bana mısın demedi. Sanki beni nezaketsizlikle suçlarcasına cezalandırdı ve hala aynı hüzün.
Gözlerimle boşluk arasında gidip gelen bir arkadaşlık. Bir gelip bir giden. Sadık olmadan…
Hediyeyi kabul etse miydim ya da, bir gün geçer miydi acaba insanlar arasında yapayalnız ve yorgun bakışlı haykırışlarım…
|
28 Temmuz, Cumartesi , 2007






Pazar, Temmuz 29th, 2007:
Yalnızlığı, yanlzlğnı anlatmak için çırpınan bir yazı olmş.Boğulmşsn.Beni de boğdu yazı.
Pazar, Temmuz 29th, 2007:
Yanlızlığı yanlızlıkla yok etmek paradoks gibidir.Çözmek için gidersin içine gidersin ama geri dönemezsin.Bir sorun için çıktığın yol kendine giden yolu kaybetmene neden olmuştur.Artık sen kendin değilsindir.Kendine bir başkası gibi bakarsın.Artık kendi acının ilacı bile onu iyiliştiremez.
Sana tavsiyem kendine yukardan bir bak.Sorun oracıkta çok küçük bir neden…
Pazar, Temmuz 29th, 2007:
yalnızlığı sevmeye çalış bence:)