Yaşlı çınarlar
nostaljik yazmış
Yaşlı insanlara karşı özel bir ilgim ve sevgim vardır öteden beri. Yaşlı derken de, yetmiş yaşını geçmiş insanlardan bahsediyorum.
Çok seviyorum bu yaşlı çınarları ben. Dizlerin dibine kedi gibi kıvrılayım, onlar anlatsın, ben dinleyeyim. Hayattaki en büyük zevklerimden biridir bu. Saatlerce sürsün isterse, hiç sıkılmam.
Aslına bakarsanız onlar da çok hoşlanıyor bu işten. Zevkle anlatıyorlar dinleyen birini bulmuşken. Ara vermeden, büyük bir mutluluk ve keyifle.
Galiba küçücük yaşlarımdan itibaren anneannemi aşırı derecede sevmemle, kendi evimizi unutup, hep onda kalmamla alakalı biraz da bu.
Onun o mis kokulu evi, yaptığı yemekler hep gözümün önünde. Bana eskileri anlatması, geçmişini beraber yaşamamız, anlattıklarını hayalimde bir film gibi canlandırabilmem, kimi zaman gülüp kimi zaman hüzünlenmemiz ne güzel şeydi. En büyük zevkimdi.
Birçok torunu olmasına rağmen, özellikle ikimizin arasında ilahi bir bağ vardı sanki. Neredeyse tapardım ona. Çok büyüktü sevgimiz, inanılmazdı.
En çok da uzun yıllar önce kaybettiği eşini, dedemi anlatırken etkilerdi beni. Daha nişanlılarken yaşadıklarını sanki dün olmuş gibi heyecan içinde anlatırdı. Ben de aşklarıyla ilgili aklıma ne gelirse sorardım hiç çekinmeden. Sanki o anları yaşıyor gibi anlatır, hatta yanakları al al olurdu.
Zamanı durdurmak ister ya insan, işte benim de öyle olurdu onunla birlikteyken. Birlikteliğimiz hiç bitmesin, biraz daha uzun sürsün diye ne yapacağımı şaşırırdım.
Bitti ama. Aramızdan ayrıldı her fani gibi. İnanmam epey uzun sürdü. Sonrasında yaşama sevincim neredeyse tamamen yok oldu. Hiç aklımdan çıkmıyordu hiç.
Hala aklıma geldiğinde gözlerimden yaşlar süzülür. Büyük bir özlemle ararım geçmiş o günlerimizi.
Şimdi de nerede bir yaşlı insan görsem, büyük bir sevgiyle ve istekle dolarak onunla vakit geçirmek istiyorum. Akraba, komşu ya da çarşıda, pazarda gördüğüm herhangi bir yaşlı, hiç farketmiyor.
Baktığımı hemen anlıyorlar zaten. Sanki bir şeyler sezinliyorlarmış gibi hissediyorum. Gözlerimiz sevgiyle buluşuyor ve hemen hal hatır sormaya başlayıveriyorum. Gerisi peşi sıra geliyor kendiliğinden. O kadar hazır durumda oluyorlar ki, yüzlerindeki o derin çizgiler mutluluktan olsa gerek yerlerini değiştiriyor bir anda.
Yine zamanı durdurmak istiyorum. Mutluluk ve keyif dolu dakikalar başlıyor hızla ve hiç bitmesin istiyoruz karşılıklı.
Belki çoğunuz aynı hislere sahipsiniz benim gibi. Çok büyük bir mutluluktur bu. Denemenizi öneririm.
|
12 Mayıs, Pazartesi , 2008






Pazartesi, Mayıs 12th, 2008:
Her zamanki naifliğinizle yazmışsınız. Siz böyle yazınca insanın, o anlattığınız türden sevgi ve bağlılıkları, o hayata pençe gibi tutunmaları, o koskoca bir ömrün kıyıya vuran sıcaklığını, inanın insanın içine çekesi geliyor. Göğsünde yıldız gibi taşıyası. Her nasılsa gecenin bu kör vaktinde yazdıklarınız, gözümü açık, yüzümü aydınlık eylemiştir. Yazana da, yazdırana teşekkür etmek kalıyor geriye.
Pazartesi, Mayıs 12th, 2008:
Sevgili A.Y.Borke,
Bildiğiniz gibi ben geçmişte ya da güncel hayatta yaşadıklarımı ya da hissettiklerimi sade bir dille anlatmaya çalışıyorum.
Yazıda anlatmaya çalıştığım dünya görüşümü,hayat felsefemi sezgileyip bana ne kadar güzel sözler sarfetmişsiniz! Sizin gibi bir üstattan bu kadar güzel sözler duymuş olmak,yazdıklarımla sizin gibi usta bir”Edebiyat Adamı”nı etkileyebilmiş olmam ne kadar inanılmaz!! Bu benim için o kadar mutluluk verici ki;kelimelerinizin her biri benim için başlıbaşına birer madalya oldu inanın.
Nezaketiniz ve çok değerli görüşleriniz için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.Saygılarımla..
Pazartesi, Mayıs 12th, 2008:
Yaslilari emeklilik sonrasi olume kadar vakit geciren ve bu yuzden yuruyuse cikan insanlar olarak goren insanlarin okumasi ve okuyup da ders almasi gereken bir yazi:) Gun gectikce daha guzel yaziyorsunuz ogretmenim.
Pazartesi, Mayıs 12th, 2008:
Semihciğim,senin gibi gencecik bir bilim adamından böylesine güzel sözler duymak mutluluk ve sevinç kaynağım oldu inan :) Çok teşekkür ediyor,yoğun çalışmalarında kolaylık ve başarılar diliyorum :)
Pazartesi, Mayıs 12th, 2008:
Yaşlı insanlar yıllanmış tecrübeleriyle bizler için birer hazinedir aslında.Çok değerlidirler.Onlara sevgi göstermeli mümkün olduğunca ilgilenmeyiz,tıpkı yazarımız gibi..Hatta sık sık huzurevlerini ziyaret etmemiz gerekli bence.Bir gün herkes yaşlanacak.O saygıdeğer insanlar sevgiye çok muhtaçlar..
Salı, Mayıs 13th, 2008:
Lütfen bana da iltifat etme Nostaljik dayanamam:))
Ben çok şanssızım bu konuda. Babaannemle dedemi göremedim.Hikayelerini dinleyemedim.Babam biraz anlatırdı, çok hüzünlü olurdu.Bende yaşasalardı da ellerini öpüp sarılsaydım derdim hep.Benim adımı koyan, bir yaşıma kadar bana gözü gibi bakan babaannemi görmeyi çok isterdim.Ama kader işte.Şimdi Şorayın programında yaşlı teyze ve amcaları görünce bazen tutamıyorum göz yaşlarımı. Yetmiş yaşına gelip hala sokakta çöpçülük yapan bi teyzeyi şükrederken görüpte insanlığımdan utanmadan edemiyorum.Neyse…İyi bi konuya parmak basmışsın vesselam.Muhabbetle…
Salı, Mayıs 13th, 2008:
Ama yazdıklarım iltifat değil ki.Gerçek düşüncelerim Nagodya..
Ben seni daha ilk yazınla çok beğenmiş,muhabbeti kurmuştum zaten :)Oldukça iyi niyetli,sevecen ve kompleksleri olmayan bir insansın.Sakın iltifat olarak algılama,çünkü daha önce söyledim bunları.Yazıların altında kanıt olarak mevcut :D
Babaanne-anneanne sevgisi görememiş olman üzdü beni.Demek gözyaşlarını tutamıyorsun.Zaman zaman benim yazıda yaptıklarımı deneyebilirsin.İyi gelecektir.Sendeki bu güzel insan sevgisinin her zaman karşılık bulması dileğiyle..
Salı, Mayıs 13th, 2008:
Eywallah Nostaljik eywallah.Ben moralim bozuldukca sana mesaj atcam bundan böyle:))
Etrafa bu kadar pozitif enerji yayan biri olarak hepimizden şanslı, iyi ve komplekssiz olduğunu düşünüyorum.İsteyen istediği gibi yorumlasın, yağcılıksa yağcılık.Ne yazar. Samimiyetimden şüphesi olan varsa ben hep burdayım ewelallah:))
Salı, Mayıs 13th, 2008:
Bilmukabele Nagodya:) Yağcılık olur mu hiç?Öyle bir şüpheye kapılan senden önce beni bulur karşısında.Bu güzel görüşlerin için teşekkür etmeden geçemeyeceğim ama:)
Ben yapı olarak yukarıdaki yazımdaki yaşlılar haricinde gençle genç,çocukla çocuk olabilen biriyim.Ve şu an o kadar çok boş vaktim var ki,cidden bana istediğin konuda mesaj atabilir,danışabilirsin.Büyük oranda da çözüme ulaşabileceğimize inanıyorum.Çünkü ”Benim Elvadam” adlı o mutsuz yazının altında yorumlar sonrası moral bulduğunu yazmıştın en alta =))
Çarşamba, Mayıs 14th, 2008:
İnsanları sevmenin,saymanın,neresi yanlış olabilir ki?Tüm insanlar birbirine böyle yaklaşsa dünya ne güzel olurdu.Düşünürsek çok zor bir şey değil.
Cuma, Mayıs 23rd, 2008:
Her insan bir gün gelip yaşlılığı tadacak.Bu düşünceyle haraket edildiği taktirde ben inanıyorum ki hiç bir varlık yaşlıları görmezden gelemez.Benimde babaannem ya da anneannemle çok vakit geçirme şansım olmadı hatırlıyorum kendilerini ama senin kadar değil nostaljik.İyi bir ilişkiniz olması bunu hala mutlulukla hatırlayabiliyor olman senin şansın gerçekten.Ama günümüz insanları artık yaşlılardan o kadar uzak ki.Ebebeynler kendi anne babalarını hatırlamakta güçlük çekerken (bu gerek hayatın koşuşturması yüzünden olsun gerekse ihmalkarlık ) kendi çocukları ne derece anneanneleriyle ya da babaanneleriyle ya da dedeleriyle vakit geçirebilirler.Artık hayatın anlamları bize mutluluk veren birlikteliği sağlayan her şey yozlaşmakta.Bu yüzden ben gitgide kendi oğlum için daha da umutsuzlaşıyorum.
Pazar, Mayıs 25th, 2008:
Bu duyguyu rolleri değişerek,torunlarınla birlikte en güzel şekilde yaşamanı diliyorum çilek : )
Salı, Mayıs 27th, 2008:
Teşekkür ederim güzel temenlin için.Umarım sen de çocukken aldığın hazzı daha ileride torunlarından sen alırsın.