Yine bir bayram
terki_diyar yazmış
Ben bir babayla kıza bakıyorum. İçim yanıyor ama biliyorum; babam bana yukarıdan gülümsüyor. Kaç yaşında olursam olayım, isterse nine olayım, geçen boş yılları düzeltemiyorum.
Ne ablamla, ne babamla olmuyor. Aksine hepsinden uzaklaşıyorum. Canımı acıtıyor hepsi. Yakıyorlar bilmeden. Herkes uyuyuyor. Kimi annesinin yanında, kimi babasının kucağında.
Herkes sevinçle bir bayram sabahına uyanacak yine. Ben dayanamayacağım. Bir çocukla, babasını göremeyen bir çocukla, ablasını el ele tutuşmuş görmeye.
Nasıl eksik bir yanım, tamamlayamıyorum ki. Ne yapsam silinmiyor, unutulmuyor. Onların hatalarının bedellerini ben gözyaşlarımla ödüyorum.
Bilmem ki suçum nedir? O zaman ağır gelmez belki bu ceza bana. Mutlu olmak istiyor bir yanım aslında.
Az da olsa yüzünde sevinç, mutluluk saklı. Gene hüzün dolu gözyaşları. Bir gün biter mi yeniden? Yeniden bir ben ”Yeni bir Yeşim” bu dünyaya gelir mi bu sefer? Ne olur acıtmayın canımı bu kadar!
Bayramlar bana hep o günü hatırlatıyor. Sevemiyorum ki bayramları. Neşeli olamıyor içim. Babam yok yanımda. Yine bir bayram onsuz olmak, elini öpememek. Babam yine bekliyor beni.
- ”Mezar taşıma da olsa gel!” diyor.
Ama gelemem ki. O soğuk taşta adını göremem ki. Görsem nasıl nefes alırım bilemem ki.
Birkaç saat sonra gidiyorum. Nereye mi? Küçükken tatile gittiğimiz yere; Antalya’ya. Hani siz korkutmuştunuz beni ”Terörist geldi” diye. Oysa o matkapla bir şey deliyordu, ben biliyordum. Sana sığınmıştım yatağa girip, hatırlıyorum. Kaç yaşındaydım bilmiyorum ama hatırlıyorum işte.
Oralara ayak basmak belki de seni yeniden yaşamak olacak babacığım. Ne olur kızma. Gelemedim oralara, basamadım ayağımı. Yüreğim dayanmıyor. Sığınmıyorum mazeretlere. Seni görürsem öyle taşların içinde ben olamam. Bu dünyada beni üzen, yakan kavuran tek şey!
Ne olursa olsun, ne yaparlarsa yapsınlar; başka hiçbir şey canımı acıtmıyor. Ne Ömer Can’ın yaptıkları, ne Ferhat, ne annem, ne ablam, ne de bir başkası. Bir sen gelince aklıma kavruluyor içim.
Bak yine ağlıyorum bir bayram sabahı. Herkes babasının elini öperken, ben kaçıyorum bu şehirden.
|
31 Ağustos, Pazar , 2008





Pazartesi, Eylül 1st, 2008:
Allah sabır versin.. Eline yüreğine sağlık..
Pazartesi, Eylül 1st, 2008:
çok guzel ve duyguluydu. tesekkur ederim. sanki beni, duydugum aciyi hissettiklerimi anlatmissin. Bende babami kaybettim ve en kotu tarafi ise, mezarina bile gidemiyorum ya yilda bir yada iki yilda bir. çok ozluyorum ve çok ariyorum ama elden ne gelirki? gidenler donmuyorki..! Allah butun olmuslerimize rahmet eylesin ve bizlerede sabir versin. sevgiyle kalin. HAYIRLI RAMAZANLAR…
Salı, Eylül 2nd, 2008:
Bu duygunun ne demek olduğunu bilmiyorum ama acını öyle dökmüşsün ki kaleme yüreğim acıdı.Söylenebilecek çok fazla söz yok belki,yaşanılan acının adı ölüm olunca insanın boğazı düğümleniyor.Allah sabır versin sana ve geride kalanlarına.Rabbim babanı otarafta utandırmasın.
Salı, Eylül 2nd, 2008:
sabah sabah içim çok acıdı döktürmüşün yürekten inan çok duygulandım benimde yavrularım büyüdükçe babasızlığın acısını kim bilir nasıl dile getirecekler ağlattın beni
Salı, Eylül 2nd, 2008:
böyle bir konuda ne yazılabilirki? :( içinde bulunduğn durumu anlayamam allah sabır versin demekten başka bişey diyemiyorum.babanı orada görmek canını yakıyor üzüldüm ama bedenen yanında olmasada babana hep dualarını gönder…
Pazar, Eylül 7th, 2008:
ne denilebilir ki… :( sen hep böyle yaz içindekileri…içindeki hiçbir duygunu hapsetme…
Çarşamba, Kasım 5th, 2008:
tek kelimeyle muhteşem… abartma yok, sahte duygular yok… çok güzel… eline sağlık yüreğine sağlık…
en güzelide içine atmayıp bu içindekileri dışarı vurmak…